-- GÜNCEL PROJELER:
-- GEÇMİŞ PROJELER:


Victor Ananias
101 Soruda Organik Ürün Rehberi




“Akdeniz kuruyor”
Kategoriler: İklim Değişikliği
Tarih: 27-Temmuz-2006
Yazdır | Arkadaşına Gönder | Yorum Ekle


WWF (Dünya Doğayı Koruma Vakfı)’nin Akdeniz’de Kuraklık-WWF’nin Önerileri raporuna göre, Akdeniz’de iklim değişikliğinin de etkisiyle kuraklığın şiddetinin artması bekleniyor. Raporda kuraklığın iki ana nedeninin tarımda yanlış sulama teknikleri ve küresel ısınma olduğu vurgulanıyor.

 

 

WWF, hükümetleri durum daha da tehlikeli hale gelmeden tarımda su kullanımı politikalarını değiştirmeleri için uyarıyor. Her geçen gün giderek artan su talebini karşılamak için daha fazla sulama amaçlı baraj yapılması su kaynaklarını tüketiyor. Eğer su akılcı olarak yönetilmezse kuraklık tehlikeli boyutlara ulaşacak. Bu durumda hükümetlerin su temin etmeye çabalamaktan çok, su talebini doğru yönetip, sürdürülebilir ve entegre havza yönetimini benimsemeleri gerekiyor.
Akdeniz’de sulanan tarım alanları 1960’lı yıllara oranla iki misli artmış durumda. Su tüketiminin yüzde 65’i tarımsal amaçlı sulama için yapılıyor. Akdeniz genelinde yılın en kurak zamanlarında bile sulama mısır, pamuk, şeker pancarı gibi fazlasıyla su tüketen ürünlere yapılıyor. Suyu fazlasıyla tüketen bu ürünlere Avrupa Birliği tarafından verilen teşvikler ise hiç de az değil. Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkelerde ise bu ürünleri yetiştirmek salma sulama gibi vahşi yöntemler kullanılarak doğal kaynaklar tehdit ediliyor.
Türkiye’de ise su kaynaklarına yönelik en fazla tüketim tarımsal su kullanımıyla oluyor. Türkiye’de tarımda yüzde 88.5 oranında yapılan vahşi sulama sonucu suyun önemli bir kısmı yolda kayboluyor. Buna karşılık yağmur sulama yüzde 8.5 oranında, damla sulama ise yalnızca yüzde 3 oranında kalıyor.
Türkiye, 1960’larda 28 milyon nüfusuyla kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı 4000 m3 ile su zengini olarak nitelenirken bugün 68 milyon nüfusuyla kişi başına düşen 1400 m3’le su sıkıntısı çeken ülkeler arasında yerini almış durumda.
İspanya, Fransa, Türkiye Akdeniz’de en fazla baraj yapan ülkeler arasında sayılıyor. İspanya, 1300 barajıyla dünya çapında en fazla baraj yapan ülkesi olarak görülüyor. Öte yandan şu anda Türkiye’de 86 büyük ölçekli (15m den daha derin) ve 124 küçük baraj planlama ve yapım aşamasında.
Kaçak kuyularla yer altı suyunun tüketilmesi ise Türkiye’nin özellikle İç Anadolu Bölgesi’nin doğal kaynaklarını, biyolojik çeşitliliğini ve ekonomisini tehdit eden önemli bir sorun olarak raporda niteleniyor. WWF-Türkiye’nin üç yıldır suyun akılcı kullanımı projesi kapsamında çalışmalarını yürüttüğü Konya Kapalı Havzası’nda 50.000 kuyunun yarısının kaçak olduğu yer altı suyu seviyesinin her yıl 2-3 metre düştüğü tespit edildi.

Türkiye’de tarımda su tasarrufu şart
Raporda, özellikle tarımsal sulama amacıyla; sürdürülebilir olmayan, havzalar arası su transferi konusuna da değiniliyor. Türkiye’de de havzalar arası su transferi için 2006 yılının sonunda açılacak olan Mavi Tünel Projesi gündemde. Projeyle, 230.000 ha‘lık alanı sulamak için, 17 km’lik bir tünel ve üç barajla Göksu Nehri’nin suyunun Konya Havzası’na getirilmesi planlanıyor.
Akdeniz genelinde yağış miktarında yüzde 20 bir azalma görülürken, buna karşılık su talebi son elli yılda iki katı artış gösterdi. Su talebi giderek artış gösteren ülkelerin başında Türkiye, Fransa ve Suriye geliyor. Yapılan öngörüler 2025’te özellikle Türkiye, Mısır ve Suriye’de küresel ısınmayla beraber yağış miktarının yüzde 25 düşeceğini gösteriyor.
Kuraklık tüm Avrupa’ya büyük ekonomik zararlar veriyor. 2003 yılında Avrupa genelinde kuraklık 11 milyar Euro ve yarısı yalnızca İtalya’da olmak üzere 40.000 hayata mal oldu. Geçen sene İspanya’da tarım sektörü kuraklık yüzünden 2 milyar Euro’nun üzerinde zarara uğradı.
WWF Türkiye Genel Müdürü Dr. Filiz Demirayak,”Hükümetler, mevcut bakış açılarını bir an önce değiştirmek ve kuraklık krizine ilgili tüm taraflarla beraber çözümler bulmak zorundadır. Tarım politikaları yeniden değerlendirilmeli, modern ve tasarruflu sulama yöntemleri desteklenirken doğru ürün desenleri belirlenmelidir ve kaçak su kullanımına son verilmelidir. Büyük su yapıları ve barajlar planlanırken çevreye, doğal kaynaklara olan etkileri göz önüne alınmalı, entegre ve sürdürülebilir su yönetimi esas alınmalıdır.” dedi.


Bilgi için:
Defne Akman, İletişim Sorumlusu,
Tel: (212) 528 20 30

Haber No: 1493