-- GÜNCEL PROJELER:
-- GEÇMİŞ PROJELER:


Victor Ananias
101 Soruda Organik Ürün Rehberi




"Şile re zamana kadar?"
Kategoriler: Biyolojik Çeşitlilik, Doğa Koruma
Tarih: 27-Temmuz-2006
Yazdır | Arkadaşına Gönder | Yorum Ekle


Doğal Hayatı Koruma Derneği, Önemli Bitki Alanları’ndan biri olan Şile’nin sahip olduğu değerlerinin korunması için çaba sarf etmek gerekliliğine dikkat çekti.

 

 

Doğal Hayatı Koruma Derneği, Önemli Bitki Alanları’ndan biri olan Şile’nin sahip olduğu değerlerinin korunması için çaba sarf etmek gerekliliğine dikkat çekti.

Derneğin web sitesinde yayımlanan “Şile ne zamana kadar?” başlıklı yazıyı aşağıda okuyabilirsiniz:


 
Şile, İstanbul ve çevresinde denize girilebilecek son birkaç yerden biri. Bu nedenle, her yaz Şile nüfusu bir kaç kez katlanır. İçinde bulunduğumuz sıcak yaz günlerinde Şile yazlık ev sahipleri ve günübirlik denize girmek için gelenlerle dolar, taşar.

 

Şile yalnızca denizi ile değil, sahip olduğu diğer doğal zenginlikleriyle de çok önemli bir ilçedir. Yaklaşık 1 km’lik bir alan kaplayan kumul sistemi, batı ucunda Kumbaba Tepesi’nden  bitişiğindeki tepelere kadar uzanır. Kumul sistemini çevreleyen sulak alanlar, sarp kayalıklar, orman ve çalı bitki örtüsü bölgenin doğal zenginliklerine olağanüstü katkıda bulunur. DHKD’nin sürdürdüğü çalışmalar sonucu, Şile-Sahilköy Kıyıları, Türkiye’nin Önemli Bitki Alanları’ndan biri olarak belirlenmiştir.  Şile-Sahilköy Kıyıları 6 tanesi Türkiye’ye endemik olmak üzere, toplam 16 ülke çapında nadir bitkiye ev sahipliği yapar. Bunlardan üçü [kum incisi (Aurinia uechtritziana), Karadeniz salkımı (Silene sangaria) ve sahil sığır kuyruğu (Verbascum degeni)] Türkiye’nin imza attığı uluslararası Bern Sözleşmesi kapsamında koruma altına alınması gereken bitkilerdir. Bu bölgede Kumbaba Kumul Tepesi ve Doğancılı-Alacalı kumulları I.Derece Doğal Sit Alanları ilan edilmiştir.  

 

Buna karşılık, Şile’nin sahip olduğu bu olağanüstü doğal mirasın değerinin farkına varıldığı ve korunduğu söylenemez. Tam tersine, Şile’deki Doğal Sit Alanları sorun olabilmekte ve yaptırımları uygulanmamakta. Şile korunmayı bu kadar hak ederken; ne Şile, İstanbul ya da Ankara’daki yetkililer ne de Şile halkı bu konuda yeteri kadar çaba sarf etmiyor:

 

i)                    Yoğun yazlık konut yapımı ve Şile yerleşim alanının genişlemesi sonucu kumul alanlar tahrip ediliyor.

ii)                   Yazlık konutların ve Şile’ye bağlı bütün köylerinin kanalizasyon atıkları doğrudan yeraltına ve derelere, oradan da denize akıtılıyor. Kanalizasyon atıkları ve taşınan millerle dolan derelerde ise arada bir “ıslah ve temizleme çalışmalarıyla” idare ediliyor.

iii)                 Şile’nin her yaz tıklım tıklım dolan ünlü plajından denize girenler arıtılmadan denize verilen kanalizasyon kirliliğiyle karşı karşıya bırakılıyor.

iv)                 Şile merkezinin kanalizasyonunu denize boşaltma çalışmaları yıllardır devam ediyor ama hala arıtma tesisi için bir şey yapılmıyor.

 

 

Yalnızca Şile’nin doğal çevre sağlığı değil, insan sağlığı da gözden çıkarılmış durumda.  21. Yüzyılda hala çevre sağlığı ile insan sağlığının bire bir bağlantısı göz ardı ediliyor. Şile, İstanbul’a çok yakın olması ve çevre sağlığı ve çevre yasalarını hiçe sayan turizm teşvikleri  sonucu büyük bir hızla yapılaşıyor, parçalanıyor ve kaçınılmaz bir şekilde yok ediliyor.

  

Kıyıdan içeriye kadar 1 km kadar uzanan kıyı kumulları eskiden bir kumul sistemi üzerinde gelişebilecek tüm bitki örtüsü tiplerine sahipken, günümüzde artık yapılaşmalar, kumul tepelerinin düzleştirilmesi,  illegal kum alımları ve kontrolsüz aşırı kullanım nedeniyle yer yer çukurlaşmış, erozyona uğramış, kalitesini ve özelliklerini yitirmeye başlamış durumda.     

Şile gibi ünlü ve popüler bir ilçede kanalizasyon, arıtma ve çevre kirliliği konularının bir bütün olarak ele alınması için ne zamana kadar beklenecek? İnsanların hastalanmasına ya da yalnızca kağıt üzerinde koruma altında bulunan kumul habitatların tamamen yok olmasına kadar mı?

 

Türkiye’nin her tarafında olduğu gibi, yerel ve merkezi yöneticilerin kararları, yaptıkları ya da yapmadıkları toplum tarafından denetlenmelidir.  Bu demokrasinin gereğidir. Şile ilçesinde arıtma tesislerinin hayata geçirilmesi, kumulların, derelerin ve Şile’nin doğal yaşam alanlarının yok edilmemesi için gerekli adımlar atılmalıdır. Ancak o zaman Şileliler, Şile’de belli dönemlerde yaşayanlar, tatilini geçirenler, denize girenler ve hepimiz yöneticileri sorumluluklarını yerine getirdikleri için takdir edebilir ve destekleyebiliriz.

 

 

Haber No: 1502