-- GÜNCEL PROJELER:
-- GEÇMİŞ PROJELER:


Victor Ananias
101 Soruda Organik Ürün Rehberi




Tohum Kanunu Tasarısı’nda GDO tehlikesi
Kategoriler: Tarımsal Biyoçeşitlilik, G.D.O.
Tarih: 25-Eylül-2006
Yazdır | Arkadaşına Gönder | Yorum Ekle


GDO’ya Hayır Platformu, yeni Tohum Kanunu tasarısının halk sağlığı, çiftçi hakları ve biyoçeşitliliği tehdit ettiğine dikkat çekerek yasanın ilgili maddelerinin bu tehditler dikkate alınarak yeniden gözden geçirilmesini istedi.

 

GDO’ya Hayır Platformu yeni Tohum Kanun tasarısının halk sağlığı, çiftçi hakları ve biyoçeşitliliği tehdit ettiğine dikkat çekerek yasanın ilgili maddelerinin bu tehditler dikkate alınarak yeniden gözden geçirilmesini istedi.

 

Çok sayıda sivil toplum kuruluşunun üye olduğu platformdan yapılan açıklamada yeni Tohum Kanunu Tasarısı ile uzun dönemde çevre ve insan sağlığı açısından güvenilirlikleri henüz kanıtlanmamış, biyoçeşitliliğimizi ve güvenliğimizi tehdit edebilecek Transgenik patentli tohumların ülkeye girişi ve ticarileşmesi yasallaştırıldığı belirtiliyor ve şöyle deniliyor:

 

"Yasa tasarısının 1.Bölümünün 3.maddesinde ‘çeşit’ “biyoteknolojik yöntemlerle geliştirilmiş olan  genetik yapıyı” tarif ederken, 2. bölümün Tohumluk Ticaretiyle ilgili kısmına ait 7.maddesinde yer alan “yurt içinde sadece kayıt altına alınmış çeşitlere ait tohumlukların ticaretine izin verilir” ibaresiyle de transgenik tohumların ticaretine yasal ortam sağlanmış olmaktadır.

Biz GDO’ya Hayır Platformu olarak bu yasa ile Tarım Kanunu’nun 4. Maddesinde tarım politikaları kapsamı içerisinde yer alan, “gıda güvencesi ve güvenliğinin güçlendirilmesi” ilkesini, 5. Maddesi’nde yer alan  tarım politikalarının “Sürdürülebilirlik, insan sağlığı ve çevreye duyarlılık” ilkesini, 6.Maddesinde tarım politikalarının önceliği olarak belirtilen “….güvenilir  gıda arzının sağlanması” ilkesini ve 10. Madde olan  “Bakanlık, biyolojik çeşitliliğin, genetik kaynakların ve ekosistemlerin korunması ve geliştirilmesine ilişkin araştırmalar yapar veya yaptırır. Biyoteknolojik yollarla ve/veya çeşitli ıslah metotları kullanılarak elde edilen ürünlerin fikrî mülkiyet hakları kapsamında korunması, kaydı, tescili, üretimi, tüketimi, gıda olarak kullanımı, ihracatı ve ithalatı hakkında ilgili kurum ve kuruluşların görüşü alınmak suretiyle gerekli düzenlemeleri yapar.” ilkesinin çiğnendiğine inanıyoruz.

Bu durum ayrıca transgenik tohumların üretim amaçlı ithalatını yasaklayan ve halen yürürlükte olan 2006/1 sayılı İthalat Genelgesinin 5.Maddesiyle de çelişmektedir.

* Genetiği Değiştirilmiş tohumların ulusal bir biyogüvenlik yasası çıkmadan ülkeye girişinin serbest bırakılması ve ticarileşmesi çevre ve halk sağlığı açısından olası riskler taşımaktadır. Bu tohumların biyogüvenlik, biyoçeşitlilik ve halk sağlığı açısından genel olarak güvenilir olduğuna dair ne uluslararası düzeyde ne de AB içerisinde bir fikirbirliği bulunmamaktadır.

 * Ayrıca tohumların patent altına alınmasına, çokuluslu tohum tekellerinin tohum piyasasını ele geçirmesine hak tanıyarak çiftçi haklarının ihlal edilmesine yol açmaktadır. Çiftçiler binlerce yıldan gelen bilgi birikimiyle ıslah ettikleri tohumlukları üzerindeki haklarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır.

 * Bu durumda ulusal olarak GD tohumlarla ilgili kararların ağırlıklı olarak tohum endüstrisi lobilerinin görüşleri göz önüne alınarak değil, çiftçi örgütleri ve kooperatifleri, ekoloji örgütleri, Ziraat Mühendisleri Odası ve bu konuda görüşü olan nitelikli bilim insanları vb. tüm tarafların da içinde yer aldığı bir çalıştay tarafından belirlenecek kararlar çerçevesinde alınması gerektiğini düşünüyoruz. 

 * GD tohumların güvenilirliğinin uluslararası düzeyde yetkin bir bilim kurulu tarafından temin edilmeden serbest dolaşımını ve ticarileşmesini çevre ve halk sağlığı açısından riskli buluyor ve yasa tasarısının yasalaşmadan geri çekilmesini talep ediyoruz.

 

"Bu yasayı çıkaran hükümet de, bu yasaya oy veren milletvekilleri de her zaman çiftçilerin , köylülerin , tarımcıların ve ülke halkının karşısında sorumlu olacaktır." 

 

Haber No: 1569