-- GÜNCEL PROJELER:
-- GEÇMİŞ PROJELER:


Victor Ananias
101 Soruda Organik Ürün Rehberi




"Yerli mısır patlasın, GDO'lu mısır çatlasın" dedik
Kategoriler: G.D.O., Tohum
Tarih: 22-Ekim-2012
Yazdır | Arkadaşına Gönder | Yorum Ekle


%100 Ekolojik Pazarlardaki tüm üreticilerle birlikte tohumlara özgürlük için Tohum Takas Ağı Kampanyası’nı 3 ve 4 Kasım'da %100 Ekolojik Pazarlarda tanıttık; yerli mısır patlattık, paylaştık, yedik.

 

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, 3-4 Kasım tarihlerinde Şişli ve Kartal %100 Ekolojik Pazarlarında gerçekleştirdiği, yerli mısır patlatma etkinliğiyle atalık tohumların yaygınlaştırılması için Adım Adım Oluşumu ile başlattığı Tohum Takas Ağı Kampanyası’nı tanıttı. Halit Ergenç ve Tuncel Kurtiz gibi ünlü pazar müdavimlerinin de destek verdiği, Dernek gönüllüleri, organik ürün üreticileriyle birlikte geçekleştirilen “Yerli mısır patlasın, GDO’lu mısır çatlasın” etkinliğinde, GDO tehdidine de dikkat çekildi.

3 Kasım Cumartesi günü, Şişli %100 Ekolojik Pazar’da, 4 Kasım Pazar günü Kartal %100 Ekolojik Pazar’da patlatılan yerli mısırlar, pazar müşterileri,  kampanya destekçileri ve basınla paylaşıldı. Etkinliğe katılanlar, Derneğin verdiği kâğıtlarla kendi külâhlarını yaptıktan sonra mısır patlatılan tezgâhların önünde sıraya girerek patlamış, lezzetli yerli mısırlarını aldılar. Medyanın da ilgi gösterdiği etkinlikte CNNTürk, Star TV, TV8, Kanal 24 kameraları çekimler ve röportajlar yaptılar, müdavimlerle söyleştiler.

Yerli türlere bulaşma riski bulunan GDO’lar, sadece sağlığımızı değil, gen kaynaklarımızı da tehdit ediyor. Yerli tohum çeşitleriyle yetiştirilen ürünlerin besleyici değerinin daha fazla olduğuna dikkat çeken %100 Ekolojik Pazarlar Koordinatörü Batur Şehirlioğlu, “Mısır, dünyada GDO’lu üretimde liste başındaki ürünlerden biri. Biz, mısır ihtiyacının yüzde 92’sini karşılayabilen bir ülkede yaşıyoruz ve mısırı ihraç etmek yerine yerli türlerden üretimimizi yaygınlaştırarak kendimize yetebilecek durumdayız. Bu sadece mısır için diğer pek çok gıda türü için de geçerli” diyor.

Hibrid tohumların tescillendiği, uluslararası şirketlerin GDO’lu tohumlarının patent yasalarıyla korunduğu günümüzde, yerli tohumlardan üretilen ürünleri satın almak, bu tohumları eken çiftçiyi desteklemek anlamına geliyor. “Yerli tohumların üretimi, paylaşımı yaygılaştırılmalı” diyenler, 3-4 Kasım’da %100 Ekolojik Pazarlarda buluşarak, Buğday Derneği’nin Tohum Takas Ağı Kampanyası’na destek verdiler.

Adım Adım Oluşumu’nun da Avrasya ve Runtalya Maratonlarında koşarak destek verdiği Tohum Takas Ağı Kampanyası’nda, bugüne kadar Türkiye genelinde 27 çiftlikte, 155 yerli çeşit ekildi ve tohumları alındı. Yine Adım Adım Oluşumu ortaklığında devam edecek kampanya çerçevesinde toplanan bağışlarla atalık tohumlar araştırılacak, bulunan tohumların daha fazla çiftlikte ekilmesi sağlanacak ve elde edilen atalık tohumlarımız kurulacak bir takas sistemi sayesinde tohumseverler ve diğer çiftçilerle paylaşılarak yaygınlaştırılacak. Ayrıca çiftçiler için eğitim çalışmalarının yapılacağı ve tohumseverler için bir bilgilendirme kitapçığının basılacağı kampanya çerçevesinde Adım Adım Oluşumu üyeleri 11 Kasım’da yapılacak Avrasya ve 3 Mart 2013’te yapılacak Runtalya maratonlarında adımlarını Tohum Takas Ağı Kampanyası yararına atacak.
Tohum Takas Ağı Projesi ile ilgili ayrıntılı bilgi için http://bugday.org/portal/sadakat.php linkini tıklayabilirsiniz.

 

Tohum Takas Ağı Kampanyası’na Bağışlarınız için:

EFT:

Garanti Bankası Karaköy Şubesi - Şube No: 400

Alıcı adı: Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği
Hesap No: 6295240
IBAN No: TR67 0006 2000 4000 0006 2952 40

Kredi kartı:

https://www.bugday.org/portal/BagisAdimAdim.php

 

Notlar:

  • Türkiye’de GDO’lu tohum ekimi yasak olmasına rağmen, bazı GDOlu mısır ve soya çeşitlerinin hayvan yemi olarak girişine izin verildi. Alanı düzenleyen ilk GDO mevzuatı, 2009 yılında yürürlüğe giren bir yönetmelikti. Biyogüvenlik Yasası 2010 yılında yürürlüğe girdi, aynı yıl çıkarılan yönetmelikleriyle alan daha detaylı düzenlendi. Mevzuat çerçevesinde bugüne dek GDO’lu 19 adet soya ve mısır çeşidine sadece yem amaçlı izin verildi. Doğrudan insan gıdası olarak izin verilmiş GDO’lu bir ürün yoktur. Ülkemizde yetiştirilen soya, mısır, sebze ve meyve GDO’suzdur.

 

  • FAO’nun 150 ülke raporuna dayanarak yayınladığı çalışmaya göre, son yüzyılda dünya biyolojik çeşitliliğinin yaklaşık %75’i kayboldu. (FAO, 1996) Çin’de 1949’da 10.000 buğday çeşidi varken, 1970’lerde sadece 1000 adedi kaldı. (Norberg-Hodge, Goering, 2001) ABD’de lahana çeşitlerinin %95’i, mısır çeşitlerinin %91’i, bezelye çeşitlerinin %94’ü, domates çeşitlerinin %81’i kayboldu.

 

  • Dünya tohum ticaretinde ilk on şirketin payı 1996 yılında %37 iken, 2006 yılında %55 e ulaşmış bugün ise %60 ın üstündedir. İlk üç şirketin payı ise %40’ın üstündedir. Uluslararası ticareti yapılan tohumlukların (22 bin 900 milyon dolar) %85,6 sı şirket mülkiyetinde patentli tohumlar (19 bin 600 milyon dolar) olup, ilk on şirketin payı %64’tür. Türkiye’de ise ayçiçeği, pamuk ve mısır gibi tohumluklarda beş-altı şirketin payı %90’ların üstünde. Sebze üretiminde ise Türkiye’de ilk iki şirketin payı %61,1 dir.

 

  • Türkiye’de 1950’li yıllarda ekilen buğday türlerinin hepsi yerli türlerden oluşuren, bugün ekilen buğday türlerinin sadece %5’i yerli türlerden oluşuyor.

 

Haber No: 5846