-- GÜNCEL PROJELER:
-- GEÇMİŞ PROJELER:


Victor Ananias
101 Soruda Organik Ürün Rehberi




Kıyılar Kamunun Elinden Çıkıyor mu?
Kategoriler: Doğa
Tarih: 03-Aralık-2012
Yazdır | Arkadaşına Gönder | Yorum Ekle


Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın hazırladığı, İmar, Mera, Kıyı Kanunu’nda radikal değişiklikler içeren, kıyıları tamamen imara açan Torba Yasa taslağını TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Tayfun Kahraman, Açık Radyo'da değerlendirdi.

 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın hazırladığı, İmar, Mera, Kıyı Kanunu’nda radikal değişiklikler içeren, kıyıları tamamen imara açan Torba Yasa taslağını TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Tayfun Kahraman, Açık Radyo'da değerlendirdi. Kahraman, Kentin Tozu Programı'nda Cihan Baysal'a konuştu.
 
  
 
 
İstanbul - BİA Haber Merkezi
30 Kasım 2012, Cuma

 

 

Denetim özelleşip tekelleşecek

Bu taslak,  Afet Yasası ve Büyükşehir Belediyesi Yasası ile başlatılan bir hukuki altyapının tamamlayıcısı mı?

Bugüne kadar, yapı denetiminde proje üretenler aynı zamanda yapı denetim firmalarını da kendileri belirledikleri için sağlıklı bir denetim süreci işlememekte. Ancak Yapı Denetimi Hakkındaki Kanun ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Taslağı, durumu daha da vahim hale getiriyor. Ruhsata ilişkin olarak tüm mimari projeleri, statik projeleri yapan, yani mimarlık ve inşaat mühendislik alanına giren tüm işleri yapan ve bunun yanında da yapı denetimlerini de kendileri yapan firmalar geliyor; bir firma aynı zamanda hem tüm projeleri hazırlıyor hem de yapı denetimden sorumlu oluyor ve taslak uluslararası firmalara da bunu açıyor.

Şikâyet ettiğimiz kanundan daha vahim bir durum ortada. Taslak, böylece, denetimi özelleştirip, tekelleştiriyor. Denetimin kamu tarafından, kamu kurumları aracılığıyla yapılması gerekirken,  düzenleyici olarak kamuyu aradan çıkartıyor. Oysa sade deprem değil, sel, heyelan gibi birçok afet kentlerimiz beklemekte ve kamunun buradaki düzenleyici rolünü terk etmemesi önemliyken tam aksine özelleştiriliyor.

Diğer önemli başlıklara gelirsek, mera alanları ve diğer alanların yapılaşmaya açılarak kentsel dönüşüm projelerinin rezerv alanları yapılmalarına sebebiyet verecek bir madde de var. Bu da kamunun ortak malı olan alanların kentsel dönüşüm adı altında özelleştirilmeleri demek.

Kıyılara nükleer enerji tesisi yapılabilecek

3621 Kıyı Kanunda da önemli değişiklikler getiriyor. Sahil şeridine yapılacak yapıların kıyı kenar çizgisine 50 metre uzaklıkta olmasını gerektiren hüküm iptal edilerek bu 10 metreye indiriliyor. Kıyı alanlarında diğer tesislerin ve özellikle enerji tesislerinin yapımına izin veriliyor; bu durum kıyılara nükleer santral yapımına da kolaylık sağlayacak. Kıyı alanlarının elden çıkartılmasının, kamunun elinden çıkartılmasının ve satılmasının alt yapısı hazırlanıyor.

Kıyılar kamudan çıkacak

Ancak daha önce de böyle bir yasa yapılmıştı ve 1992'de Anayasa Mahkemesi iptal kararı vermişti çünkü Anayasaya göre tüm kıyı alanları kamuya aittir. 10 metre kısıt demek kıyı alanlarının tamamen özelleştirilmesi ve kamu kullanımından çıkması demek. Aslında bu taslak, kamuya ait, kamunun elinde kalan son alanların da özelleştirilmelerini getiriyor. Amaç kaynak yaratmak ancak kamu yararı tamamen yok ediliyor.

Odalar dağıtılıyor

Taslak, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Kanunu'nda da önemli değişiklikler getiriyor. Odaların en önemli kaynağı olan mesleki denetim uygulamalarını ortadan kaldırıyor ve odalar birer iktisadi teşekküle dönüştürülüyor. Çeşitli düzenlemelerle, hem odaların iktidara muhalefetinin önü kesiliyor hem de gelir kaynakları yok edilerek projelere dava açmaları engelleniyor. Odaların tüzel kişilikleri de dağıtılıyor. Bu, örgütlü ve tüm Türkiye genelindeki yaygınlaştırılmış olan örgütlü mekanizmalarının dağıtılması demek oluyor.

Talan ekonomisinin önüne çıkacak tüm engelleyici, mekanizmaların, tüm denetimin ve hukuki mekanizmaların yine hukuk yoluyla,  hukukun araçsallaştırılmasıyla önünün kesilmesi demek oluyor bu gidişat.

Yerel yönetimlerin planlama sürecini etkileyecek

Bu taslakla birlikle imar planlarında yaratılacak rantın yüzde 45'i, ruhsat aşamasında kamuya ödenecek. Bu, olumlu gibi görünse de, gerekli denetim mekanizmaları konmadığı takdirde parayı verebilenlerin istedikleri imar haklarını alabilecekleri bir düzen getirilmekte.  Kaynak sıkıntısı çeken yerel yönetimlerin de kaynak yaratmak üzere plan değişikliklerine daha çok başvurarak kentlerdeki planlama sürecini yok edebilir. (NV)

Bakanlık yalanlamıştı

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, 23 Kasım'da torba yasasıyla, kıyı kenar çizgilerinin değişeceğini yalanlamıştı.

"Kıyı kenar çizgisinde yasa, çok açıktır. 50 metreye kadar en ufak bir şey yapamazsınız. 50 metre ile 100 metre arasında da geçici bina ya da rekreasyon amaçlı bina yapabilirsiniz. Bu yasayı değiştirmek gibi bir niyetimiz yok."

TSK arazilerinin Hazine'ye devri konusuyla ilgili ise "Milli Savunma Bakanlığı'na, Genelkurmay'a, hatta Jandarma Genel Komutanlığı'na ait bazı araziler şehrin çok ortasında kalmıştır. 'Nasıl bunları en iyi değerlendiririz' diye bir çalışmamız var' diyen Bakan Bayraktar, "Meralara konut yapmak için izin verilecek mi?" sorusunu da "Yasa taslağı için yaptığımız çalışmada, meraların konuta açılması diye bir madde yok" yanıtını vermişti.

Torba yasada neler var?

Yapı Denetimi Hakkında Kanun, İmar Kanunu, Kat Mülkiyeti Kanunu, Belediye Gelirleri Kanunu, Kıyı Kanunu, İskan Kanunu, Mera Kanunu, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, TMMOB yasası.

 

Haber No: 5938