-- GÜNCEL PROJELER:
-- GEÇMİŞ PROJELER:


Victor Ananias
101 Soruda Organik Ürün Rehberi




Ne Yersek Oyuz
Kategoriler: Yaşam ve Kültür, Kullanım Alışkanlıkları, Gelenekler ve Yerellik, Dünyadan, Pazarlar/Alışveriş, Koruyucu Sağlık ve Beslenme, Koruyucu Sağlık, Beslenme Biçimleri
Tarih: 09-Ocak-2015
Yazdır | Arkadaşına Gönder | Yorum Ekle


Hipokrat’ın “Ne Yersek Oyuz” sözü ne tüketirsek bedenimizin ve ruhumuzun “o” olacağını çok güzel anlatıyor. Doğal Tıp Uzmanı Şaduman Karaca, Buğday Ekolojik Yaşam Rehberi için beslenme- sindirim ilişkisini yazdı.

Hekimiğin babası kabul edilen Hipokrat “Ne Yersek Oyuz”  sözünü söylerken gıdalarımızın kalitesinden ziyade çeşitliliğini vurgulamıştı. Zira, Kos’lu Hipokrat’ın bundan yaklaşık 2500 yıl önce yaşadığı dönemde, gıdaların besleyici değeri olması gerektiği kalitedeydi ve o da bunu biliyordu. Bu duruma göre, gerçekten ne tüketirsek bedenimiz ve ruhumuz “”o” olacaktı.

Hipokrat ayrıca, “gıdalarınızı taze tüketin, mümkün olduğunca sebze tüketin ve hayvansal gıdadan kaçının” demiş; yılda en az iki kez oruç tutarak olaşabilecek asidik, toksik maddelerin atılmasını salık vermiş; halka sağlıklı kalabilmenin yollarını göstermişti.

Antik Yunan döneminde filozoflar da özellikle baklagil tüketildikten sonra zihinsel çalışmaların zorlaştığını gözlemlemiş, kuru fasulye gibi kapalı kapsüllü gıdaların tüketiminin düşünmeyi engellediğine inanmışlardı. Baklagiller kuru gıda olarak tüketildiklerinde bedenimizde asidik ortama neden olurlar. Tüm bunlara tahıl ürünlerinden elde edilen gıdaların bedenimizde dönüşümü sonucu şeker açığa çıkararak asidikleşmeye neden olduklarını da eklemek gerekiyor. Bu asidik oluşumlar eğer arınma veya dışa atım yollarıyla giderilemzse bağışıklık sistemini zorlar dolayısıyla başta kanser olmak üzere birçok hastalığa neden olur. Tıbbi Alman Topluluğu Derneği’nin “Bütüncül” başlıklı yayını bu sürecin nasıl geliştiğini ve hangi sonuçlara yol açtığını vurguluyor:

Sindirim Bozukluklarının Nedenleri

“Sindirimin ve metabolizmanın kronik hasarı medeniyetin ve beslenme vasıtasıyla insanlara verdiği en önemli zarardır.” 

Dr. Franz Xaver Mayr’ın (1875- 1965) yukarıdaki ana tanısı, çok sayıda bilimsel araştırma tarafından ispatlandı. Özellikle yanlış ve aşırı beslenme sonucu sağlığımız yavaş yavaş ve hiç fark etmeden bozulabilir.

Yanlış beslenmenin ve bozuk sindirimin sonuçlarından biri, bağırsaklardaki fermantasyon ve çürüme süreçleri sonucu açığa çıkan “toksinler” bedenimizde asidik etki yapar; dolayısı ile toksikleşmeye götürür. Bu toksik durum genel olarak metabolizmal süreçler sonucu bedenden atılması gereken atık maddelerin (cüruflar) tamamına verilen isimdir. Bunların bazıları keskin zehirlerdir ve bağırsakları ve tüm bedeni sıkıntıya sokarlar.

Fermantasyonla Açığa Çıkan Maddeler

Düşük moleküllü alkol (Metanol, Etanol), yüksek moleküllü alkoller, sözümona zehirli alkol karışımları (Bütanol, Propanol), Aldehitler (Formaldehitler), Karbondioksit. Bazıları da çürümeyle açığa çıkan maddelerdir: Amonyak, Metan, Azot oksitleri (NO, NO2, N2O4), Kükürtdioksit, Hidrojensülfür, Fenoller, Fenol türevleri, Alifatik ve aromatic aminler, poliaminler, Nitrozaminlerin.

Doktor F.X.Mayr’a göre gıdanın kalitesi önemli olduğu kadar, gıdanın nasıl alındığı da çok önemlidir. Çok hızlı yemek, kontrolsüz, çok geç veya çok fazla yemek, beslenme konusunda yapılan en büyük yanlışlar arasında sayılabilir. Dr. Mayr’ın formula şudur: İnsanın beslenme durumu (sağlık durumu) gıdanın kalitesi ve sindirimin kalitesine eşittir.

Sonuç

Beslenmeye dayalı bozukluklar sonucunda öncelikle fonksiyonel sindirim şikayetleri oluşur: Gaz oluşumu, geğirme, ishal, kabızlık, irritabl bağırsak hastalığı, karın üst bölgesinde baskı, ağız kokusu ve horlama gibi. Zamanla sindirim organlarında ağır bozukluklar oluşur: Karaciğer yağlanması, pancreas, mid eve bağırsak hastalıkları. Yüksek tansiyon ve metabolizmal hastalıklar ortaya çıkar: Şeker hastalığı ya da damar tıkanıklığı gibi. Yanlış ya da fazla gıda tüketimi dolayısıyla metabolizmanın zorlanması sonucu ilk bakışta beslenme ve sindirimle ilgili görünmeyen değişik, kötü hissetme durumları görülür: Kronik yorgunluk, sabahları kendine gelememe, bedensel verimsizlik, sık sık enfeksiyon yaşama, baş ağrısı, migren, birçok hareket organında romatizmal şikayet, uykusuzluk, sinirlilik durumu ve stres eşiğinin düşmesi, bedensel kötü hissetmeye dayalı depresif durumlar.

Kaynak: Bütüncül F.X.Mayr- Tıbbi Alman Topluluğu Derneği (Die Deutsche Gesellschaft für ganzheitliche F.X. Mayr- Medizin e.V) Çeviren: Şaduman Karaca

Şaduman Karaca- www.sadumankaraca.com

Haber No: 7704