Victor Ananias
101 Soruda Organik Ürün Rehberi




”Sertifikalı Tohum Kullanım Şartı”nın Düşündürdüğü Sorular
Kategoriler: G?da ve Tar?m, Tar?msal Biyoçe?itlilik, Adil Ticaret, Ekolojik Tar?m Yöntemleri, ?ç Pazar, G.D.O., Ekolojik Ürünler, Tohum, G?da Güvenli?i, Koruyucu Sa?l?k ve Beslenme, Do?a, Biyolojik Çe?itlilik, Do?a Koruma,
Tarih: 31-Ocak-2017
Yazdır | Arkadaşına Gönder | Yorum Ekle


Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik'in, ”2018 yılından itibaren desteklemede getirilecek olan sertifikalı tohum kullanma şartı” ile ilgili açıklamaları* bu şartların uygulamaya nasıl yansıyacağı konusunda çok sayıda soruyu da beraberinde getirdi.

 

Bu sorulara verilecek yanıtlar, gerek yerel tohumluk ayıran ve ayırdığı tohumları eken çiftçiler, gerekse yerel tohumla yetiştirilmiş ürünlerle beslenmek isteyen tüketiciler için son derece önemli. Sadece üretici ve tüketiciler değil hem milli değerimiz, hem de dünyadaki yaşamın sürmesi için ortak emanetimiz olan bitki gen kaynaklarının (popülasyon olarak) ve bitkisel biyoçeşitliliğin korunması açısından da büyük önem taşıyor.

Yerel tohumların korunması için çaba gösteren bir sivil toplum kuruluşu olarak, çok sayıda insanın üretim ve beslenme alışkanlıklarını yakından ilgilendiren konuyla hakkında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın yanıtlamasını talep ettiğimiz sorular şöyle:

  • Islah edilip, sertifikalandırılacak yerel tohumlar (çeşitler) hangi kriterlere göre seçilecek?
  • Yerel çeşitler nasıl sertifikalandırılacak ve yerel tohum/çeşit sertifikalandırılırken tescil kimin üstüne olacak? Yasal sahip ve varisci kim olacak? (Şahıs, muhtarlık, belediye, vakıf, birlik, oda) Bu çeşitlerin sürdürülebilir kullanımı nasıl sağlanacak?
  • Bu tohumları devlet mi üretecek? Üreticiler bu tohumlukları devletten mi satın alacak? Yoksa devlet, ıslah ve tescil işlemlerini tamamladığı tohumların şirketlerce sertifikalandırılmasından sonra üretim ve satışını şirketlere mi bırakacak?
  • Satışa sunulacak tohumluklar hibrit (melez) tohum olursa (standart tohum/saf hat değil), gene çiftçi her sene tohum satın almak zorunda kalacak. Binlerce yıldır çiftçi elinde ıslah olmuş, onlara ait yerel popülasyonlardan/çeşitlerden elde edilerek geliştirilen çeşitlerden Devlet eli veya şirketlerce üretilecek tohumlar hibrit (melez) tohum mu olacak yoksa standart çeşit/saf hat şartı aranacak mı? Bu geliştirilecek tohumların standart tohum/saf hat olması sağlanırsa çiftçinin gen kaynağı kendisi olan tohumlar için her sene tohum şirketlerinden tohum almak zorunluluğu ortadan kaldırılacak. Oysa hibrit (melez) tohum kullanılırsa çiftçi binlerce yıldır kendi elinde ıslah ettiği tohumları her sene şirketlerden satın almak zorunda kalacak.
  • Beş dönümün üstünde ıslah, tescil ve sertifikasyon aşamalarından geçirilen tohumlar yerine, köylü popülasyonlar ve sertifikasız yerli tohumlarla tarımsal üretim faaliyetlerini sürdürmek isteyen çiftçiler desteklerden faydalanmaya devam edebilecek mi? Bu köylü popülasyonlarından elde ettikleri ham, yarı mamul ve mamul ürünleri satabilecek mi? (Açıklama: Bugün dünya kabul etmektedir ki, yerli tohumlar/köylü populasyonları sadece gen bankaları ile değil çiftçi elinde de muhafaza edilmeli. Böylece bu popülasyonlar değişen iklim ve benzeri şartlara adaptasyonlarını sürdürülebilsinler . Birleşmiş Milletler tarafından bu amaçlı başlatılmış projeler desteklenmektedir.) Eğer bu sorumuzun cevabı olumsuz ise yerel tohumların/çeşitlerin çiftçi elinde ıslahı ve korunması çalışmaları için bakanlığın stratejik eylem planı nedir? Bu amaç ile yerelde üretici katılımlı bitki ıslahı projeleri başlatılacak mı? Bu çalışmalar ile geliştirilen çeşitlerin sürdürülebilirliği ve yararların adil paylaşımı hukuki olarak nasıl sağlanacak? Üreticinin bu çeşitler üzerinde söz sahibi olma durumu nasıl belirlenecek ya da olacak mı?
  • Yerel çeşitlerin üretici tarafından sürdürülegelen yetiştirme tekniği/üretim metodları (tarım sistemleri) nasıl korunacak? Bunlar milli değerlerimiz olup gençlerin şehirlere gitmesi yaşlıların ölüp gitmesi ile kaybolup gitmektedir. Örneğin Artvin’de kurutma metodu ile yerelde zeytin tadlandırılması vb.
  • Devletin elinde havza bazında veya Türkiye çapında yerli tohum/köy populasyonu veri tabanı var mı? Çiftçilerin ekmekte olduğu tohumun yerli çeşit olup olmadığına kim karar verecek? Bu konuda gerekli mekanizmalar, sistemler tanımlandı mı?
  • ''Havzasında yerel tohum'' derken ne kastediliyor? Her havza için belirli tohumlar mı seçilecek? Bununla ilgili yeterli alt yapı-veri çalışması var mı?
  • Her çiftçi o havza, bölge için seçilmiş yerli tohumumu ekebilecek? Bunun dışında yerli tohum ekemeyecek mi?
  • Monokültür yapmadığı ilgili parselinde 10-15 çeşit üretim yapan çiftçiler bir kısım tohumlarını yerel/köylü popülasyonu, bir kısım tohumlarını sertifikalı kullanırsa desteklerden faydalanabilecek mi? Bilgi notu: Organik pazarlara çıkan birçok çiftçi bu konumda.
  • ''Bazı il ve bölgelerin organik tarım alanı ilan edileceği” belirtiliyor. Bu bölgelerde organik tarım yapanların ürünlerini iç pazarda değerlendirebilmeleri için kolaylaştırıcı yasal düzenlemeler yapılacak mı? Organik tarım yapan çiftçinin ürünlerini aracısız tüketiciye ulaştırması yönünde organik pazarların teşviki sağlanacak mı? Tüketicinin organik ürünler konusunda bilgisini arttırıcı yönde çalışmalar yapılacak mı?
  • Organik tarım yapanlar, kendi ayırdığı sertifikasız yerel tohumu/köylü popülasyonlarını 5 dönüm üstünde de olsa ekebilecek mi? Yoksa sadece sertifikalı yerli tohumları mı kullanmak zorunda kalacak?

        * www.tarimdanhaber.com/haber/tohum/bakan-celikten-sertifikali-tohum-aciklamasi/

Haber No: 7959
comments powered by Disqus