Victor Ananias
101 Soruda Organik Ürün Rehberi




Biz harekete geçmeden değişmeyecek plastik kirlilik hakkında 5 şey!
Kategoriler: Kullan?m Al??kanl?klar?, E?ilimler, Ben ne yapabilirim, Geri Kazan?m, Koruyucu Sa?l?k,
Tarih: 16-Mart-2017
Yazdır | Arkadaşına Gönder | Yorum Ekle


Her yıl 8.8 milyon ton plastik okyanuslara dökülüyor ve balıklar bu plastiklerle zehirleniyor. Çünkü plastik yok olmuyor. Peki ne yapılabilir? Geri dönüşüm bunun için etkili bir çözüm değil; gerçek çözüm, plastik kullanma alışkanlığımızdan vazgeçmek.

En son ne zaman plastikten yapılmış bir şeye dokundun? Bir gün önce? Bir saat önce? Yoksa şu an plastiğe dokunuyor musun? Şişeler, kutular, ambalajlar, bardaklar, kapaklar... liste uzayarak devam ediyor. Plastik, hayatımızın hemen hemen her alanına yerleşmiş durumda ve biz bunun farkında değiliz.

Gündelik hayatımızdaki bu plastik bağımlılığı, bir kişinin günde ortalama 2 kilo plastik çöp ürettiği bir kirlilik haline geldi. Bu rakam 1960'lı yılların en çok atık üretildiği gününkinden 700 gram daha fazla. En çok merak edilen soru ise şu: bu nereye kadar devam edecek?

1-Bugüne kadar üretilen her plastik, farklı şekillerde ya da formlarda varlığını sürdürüyor

Temas ettiğiniz bütün plastikleri hayal etmeye çalıştınız mı hiç? Demek istediğim, çocukluğunuzdan bu yana dokunduğunuz plastik olan her şeyi. Evet ezici bir yığın geliyor aklınıza, ama bu bütün insanların oluşturduğu plastik atıklarınki kadar ezici değil. Ve işte gerçek şu ki; bu plastikler zamanla aşınıyor ama asla yok olmuyor.

Yapılan bir araştırmaya göre, sık kullanılan plastikler okyanusta mikro parçalara bölünüyor ama hiçbir zaman tamamen ortadan kalkmıyorlar. Bunun yerine süresiz olarak varlıklarını devam ettiriyorlar ve ekosisteme verdikleri zarar aratarak devam ediyor. Eğer okyanusta mikro plastikler varsa ve birikmeye devam ediyorsa, balıkların onlarla temas ettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz, değil mi?

2-2050 yılına kadar okyanuslarda balıktan çok plastik olacak

Dünya Ekonomik Forumu'nun raporuna göre, 35 yıl sonra petrol üretiminin %20'si plastik yapımında kullanılıyor olacak, yani bugünkü orandan 5 puan daha fazla. Aynı rapora göre şu anki plastik talebimiz 1964 yılındakinden 20 kat daha fazla, yani 311 milyon tona ulaşmış durumda. Talep artmaya devam ediyor ve önümüzdeki 20 yıl içerisinde iki katına, 2050 yılında ise 4 katına çıkması bekleniyor.

3-Üretilen plastiğin sadece %5'i etkili bir şekilde geri dönüştürülebildi

Plastiklerin yok olmadığını göz önünde bulundurarak, onların mutlaka geri dönüşüme sokulduğunu düşünebilirsiniz. Ama durum ne yazık ki öyle değil. Aslında dünyadaki plastiklerin sadece %5'i etkili bir şekilde geri dönüştürülebiliyor. %40'ı depolama alanlarında bekletilirken, 1/3'ü okyanuslar gibi kırılgan ekosistemlerin içerisinde varlığını sürdürüyor. Her yıl 8.8 milyon ton plastiği okyanuslara döktüğümüz tahmin ediliyor.

4-Eğer balık tüketiyorsanız, aynı zamanda plastik de tüketiyorsunuz

Uzun zamandır, yediğimiz balıkların, yaşadıkları nehirlerde, koylarda ve okyanuslarda toksik kimyasallara maruz kaldıklarını kabul etmiş durumdayız. Cıva bu kimyasallar içerisinde en dikkat çekeni, çünkü bazı balıklarda oldukça yüksek miktarda bulunuyor.

Fakat cıva, balıkların dokularıyla emdikleri ya da yuttukları kimyasallardan sadece biri. Scientific Reports'un yakın zamanda açıkladığı verilere göre plastik bağımlılığımız ve atıklarımızı okyanuslara dökme alışkanlığımız balıkları doğrudan etkiliyor.

Çalışmayı yayımlayan Davis Üniversitesi'nden doktora sonrası araştırmacı Chelsea Rochman, "Okyanuslar, temel olarak tüm zehirli kimyasallar ve genel olarak atıklar için bir klozet gibi" diyor. "Bunun sonucunda da deniz ürünlerindeki ve doğal yaşamdaki gıda zincirinde bu kimyasalları görmeye başlıyoruz."

5-Okyanuslardaki akıntılarla oluşan plastik adalar

Devasa çöp yığınları, okyanuslardaki dairesel akıntılar nedeniyle oluşuyor. Kuzey Pasifik akıntısı, Doğu ve Batı Pasifik Çöp Adaları olarak bilinen devasa plastik yığınların oluşmasını sağladı. Orta Kuzey Pasifik'teki akımın yarattığı çöp dalgası okyanusta yüzlerce kilometre uzanıyor.

Peki ne yapabiliriz?

Plastiksiz bir dünya için katkı sunabileceğiniz birçok yol var. Öncelikle, alışveriş için poşet yerine çanta taşımayı ve plastik şişeler yerine cam ya da metal şişeleri tercih edin. Bu hızlı ve kolay yöntem, biriktirdiğiniz plastik atık miktarını önemli ölçüde azaltacaktır. Ama bununla yetinmeyin; bez torbalar, cam kavanozlar ve yeniden kullanılabilir kaplar edinin. Bu sıfır atık yardımcılarını toplu yiyecek ya da toplu baharat satın alırken, bir restoranda bitiremediğiniz yemeğinizi sonra değerlendirmek için evinize taşırken kullanabilirsiniz.

Tek kullanımlık ambalajları, sandviç paketlerini, meyve suyu kutularını ve diğer tek kullanımlık plastikleri kullanmayı reddedin. Ardından, bir kafeye, bara ya da restorana giderken kendi kupanızı ya da bardağınızı yanınızda götürün. Tabii bunu yaparken oradaki çalışanlardan izin almayı unutmayın. Onların da hoşuna gidecektir, çünkü bu onları da kurtarıyor!

Bir sahili, yolu, ya da parkı temizlemek için gönüllü olabilirsiniz. Bunun için arkadaşlarınızı da ikna edip, hep birlikte zamanınızı doğa için güzel bir jest yaparak geçirebilirsiniz.

Sözünüzün geçtiği alanlarda ya da topluluklarda plastik torbanın ya da plastik bardağın yasaklanmasına ön ayak olun. Her yerellikte yapılacak bir şeyler mutlaka vardır.

Son olarak ve en önemlisi, etrafınıza da doğa sevgisini aşılayın ve onları plastik kullanmamaları yönünde bilinçlendirin. İşe ailenizden ve yakın arkadaşlarınızdan başlayın. Nasıl bir fark yarattığınızı göreceksiniz...

 

Marina Qutab

Çeviren: Turgay Özçelik

Kaynak: One Green Planet

Haber No: 7971
comments powered by Disqus