-- GÜNCEL PROJELER:
-- GEÇMİŞ PROJELER:


Victor Ananias
101 Soruda Organik Ürün Rehberi




Toprağın Hafızası: Yerel tohumlar için hala umut var!
Kategoriler: Tarımsal Biyoçeşitlilik, Ekolojik Ürünler, Tohum
Tarih: 24-Nisan-2017
Yazdır | Arkadaşına Gönder | Yorum Ekle


Buğday Derneği'nin oluşturduğu Tohum Takas Ağı yerel tohumların geleceği için umut veriyor. Koordinasyon Kurulu Üyemiz Oya Ayman, Sanovizyon dergisinin Tohum Takas Ağı ile ilgili sorularını yanıtladı.

Adını duymamış olan okurlarımız için Tohum Takas Ağı'nın amacı ve yaptığı çalışmalara dair kısaca bilgi verebilir misiniz?

Oya Ayman: Anadolu’daki biyolojik ve kültürel çeşitliliğin bir sonucu olan yerli çeşitlerin her biri, hem gıdanın sürdürülebilriliği, hem gıda bağımsızlığımız, hem besleyici değerler, hem de damak tadımızın devamlılığı için bir anahtar niteliğinde. Yaşamın sürekliliğini temsil eden atalık tohum çeşitleri, iklim değişikliklerine uyumu, besleyici değeri ve lezzetinin yanı sıra biyolojik çeşitliliğin devamı ve gıda güvenliğimiz için büyük öneme sahip.

Buğday Derneği olarak, tarımsal biyolojik çeşitliliğin korunması, kırsal yaşamın devamlılığı ve doğa dostu geleneksel yaşamın sürekliliğinin sağlanması amacıyla hayata geçirdiğimiz projelerde her fırsatta yerli tohumlarımızın önemine dikkat çekiyoruz.

2006 yılında kabul edilen Tohumculuk Kanunu ile kayıt altına alınmamış yerel tohumların satışı yasaklandı. Bunun üzerine Buğday Derneği olarak, Adım Adım Oluşumu bağışçılarının desteğiyle, kendi olanaklarımızla geliştirdiğimiz "Tohum Takas Ağı" projesini başlattık. Bu sayede küçük üreticiler ve tohumseverler arasında yerel / atalık tohumların serbest bir şekilde takas edilerek kaybolmasını önlemek ve yayılmasını sağlamayı amaçladık. Proje, geleceğimizin teminatı olan tohumlarımızın korunarak yaygınlaşmasını ve bu konuda farkındalık yaratmayı hedefliyor.

Proje kapsamında, yok olmak üzere olan ya da nesli tehlike altına girmekte olan atalık tohumlarımız başta olmak üzere, üretimde çeşitli nedenlerle artık kullanılmayan yerli tohum çeşitlerimiz araştırılarak temin edildi, ardından bazı TaTuTa çiftlikleri ile diğer ekolojik üretim yapan çiftliklerde ekimleri sağlandı. Sistem sayesinde her ekilen tohumdan alınan yeni tohumlar www.tohumtakas.org sitemiz aracılığıyla takas ediliyor, paylaşılıyor. Aynı zamanda bu tohumlar, yerel tohum çeşitlerinin korunmasının gerekliliğine inanan balkon bahçecilerine ve kent bostanlarına da ulaştırılıyor.

Sitenin amacı yerel tohumların kullanıcılar arasında serbestçe takas edildiği ve tohumların takas/ekim deneyimlerinin dijital ortamda takip edilebildiği ücretsiz bir platform sunmak. Söz konusu yerel tohumları, geliştirdiğimiz internet sitesinde, -takas kuralları ve etiği çerçevesinde- tohumseverlerin kullanımına sunduk. Sitede yer alan yazılım altyapısı sayesinde, ekilecek ve takas edilecek tohumların yıldan yıla izi sürübilecek ve ekime dair detaylı teknik bilgiler kaybolmadan arşivlenebilecek. Aynı zamanda sistemdeki bu takip edilebilirlik ve bilgi paylaşım özelliği Türkiye'de bir ilk. İlk etabını 2014 yılı kampanya desteği ile kurduğumuz internet sitesini, geçen yıl Sivil Düşün programından aldığımız destekle geliştirerek tamamladık ve hayata geçirdik.

Tüm bu faaliyetler sonucunda yerel tohum çeşitlerinin korunmasına inanan tüm çiftçi ve tohum severler arasında bir yerel tohum takas ağı oluşuyor.

Projeyle ilgili daha geniş bilgi edinmek isteyenler, tohumtakas.org sitesinden ulaşabilirler.

Yapılan çalışmalar sonucunda Türkiye insanı ekolojik yaşam ve doğal tarım bilinci açısından dünden bugüne hangi noktada? 

Buğday hareketinin ilk adımlarını atmaya başladığı 1990’lı yıllarda ne ekolojik ürün ne ekolojik yaşam ne de yerel tohumlar insanların gündeminde değildi. Ne tarımda kullanılan kimyasalların insan ve diğer doğal varlıklara verdiği zararlar ne de gıdalardaki katkı maddeleri konuşuluyordu. Bugün sosyal medyada biraz gezindiğinizde gerçek gıdaya ulaşmak ve ekolojik yaşamla ilgili konular en çok paylaşılan konular arasında ve kamuoyunun bu konudaki duyarlılığı gün geçtikçe artıyor.

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği hem 11 yıl boyunca çıkardığı ekolojik yaşam dergisi kanalıyla hem de doğal ürün dükkanlarının kurulması, tarladan sofraya ekolojik kutu ve topluluk destekli bahçe projeleri konusunda modeller oluşturarak bu konuda ciddi bir farkındalık oluşmasını sağladı.

Türkiye’nin dört bir yanındaki ekolojik çiftliklerde TaTuTa ekolojik çiftlik ziyaretleri sistemini başlatarak kentli insanların toprakla yeniden bağ kurmasını ve doğa dostu üretim yapan çiftçilere destek olmalarına zemin hazırladı. 2006 yılında, ilki Şişli’de kurulan %100 Ekolojik Pazarlar projesi ise 11 yılda model olarak Türkiye’nin çeşitli il ve ilçelerine yayıldı; kentte yaşayan kitlelerin ekolojik ürüne ulaşmasını ve ekolojik üreticilere pazar olanağı sağlayarak ekolojik üretimin yaygınlaşmasının önünü açtı. Ekolojik pazar yerleri ayrıca ekolojik yaşamla ilgilenen insanların buluşup bilgi alışverişinde bulunduğu bir platform da oldu.

Buğday Derneği ayrıca doğa dostu temizlikten, mutfak atıklarının komposta dönüştürülmesine kadar yaşamın her alanında dönüştürücü projeleriyle örnekler oluşturmaya devam ediyor.

Yerel yönetimler ve ülkemizdeki diğer STK'lerle birlikte yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz? Destek aldığınız kurum ve kuruluşlar var mı?

%100 Ekolojik Pazarlar'ı belediyelerle iş birliği içerisinde yürütüyoruz. İstanbul dışındaki pazarlarımızda bu işbirliğine yerel STK’lar da ekleniyor. Düzenli olarak destek aldığımız herhangi bir kurum yok; gücümüzü üyelerimizden alıyoruz. Dönemsel olarak proje bazlı fonlarla da kaynak yarattığımız oluyor.

Köylüler yani doğduğu günden bu yana toprakla iç içe olan insanlar yaptığınız çalışmalara nasıl bakıyor; yaklaşımları nasıl?

Aslında bu soruyu onlara sormak lazım. Ama özellikle TaTuTa (Tarım-Turizm-Takas) ekolojik çiftlikler ağımızdaki küçük üreticilerden aldığımız geri bildirimler genelde olumlu. Yine Anadolu’nun dört bir yanından ekolojik üreticilerle olgunlaştırdığımız Tohum Takas Ağı projemiz boyunca da beraber çalıştık. Kurduğumuz pazarlar ve bağlantılarla da onlara elimizden geldiğince pazar yaratmaya, ekonomik sürdürülebilirliklerine elimizden geldiğince katkı sağlamaya çalışıyoruz.

Tohum Takas Ağı sayesinde bugüne kadar kaç yerel tohum bulundu, ekildi ve yeniden kültürümüze katıldı?

Tohum Takas Ağında 2011-2014 yılları arasındaki kampanyalarda toplam 42 cinsten 169 çeşit yerel tohumun ekilmesi, çoğaltılması ve üye paydaşların arasında takas edilmesi sağlanmıştır. Ayrıca 2016 yılının Eylül ayında açılan www.tohumtakas.org sitesi üzerinde bugüne kadar 48 çeşitten 273 paket tohum kullanıcılar arasında takas edilmiştir. Sitenin bugün itibariyle 501 adet aktif kullanıcısı bulunmaktadır.

Doğal tarım yöntemleri ve tohum takası nasıl yaygınlaştırılabilir? 

Günümüzde yerli tohum çeşitlerimiz azalmış olsa da bereket saçan tohumların gelecek kuşaklara aktarılması için hâlâ umut var. Anadolu’daki küçük çiftçinin ambarındaki az sayıda çeşit daha geniş coğrafyalarla buluşmayı bekliyor. Tohum Takas Ağı’nın internetteki veritabanı, bir yandan yerli çeşitlerin takas yoluyla devamlılığını sağlarken, diğer yandan da tüketicilerin besleyici ve sağlıklı gıdaya ulaşmasının temelini oluşturan yerli çeşitlerin izlenmesine de imkân veriyor. Yerli tohumların yaygınlaşması ve gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için ekilerek çoğalması ve yaygınlaşması gerek. Tohumun önemi ve tohumlar hakkında daha detaylı bilgilenmek isteyenler tohumtakas.org sitesinden bilgi alabilirler.

Şehirdekiler, kent hayatı yaşayanlar doğal tarım ve yerel tohum konusunda neler yapabilirler? Şehirde yaşayan insanlara bunun önemi nasıl anlatılabilir? 

Bunun için mecralar belli aslında. Küçük yaşta doğanın bir parçası olduğu bilinciyle yetişen çocuklar yetişkin olduklarında da doğal varlıklara zarar vermemek konusunda daha duyarlı oluyorlar. Doğal varlıklara verdiğimiz zararın, eninde sonunda bizi de etkilediğinin farkına varıyorlar. Bu anlamda her yaş için ekoloji eğitimleri ve doğada zaman geçirmeye yönelik faaliyetler, her bir doğal varlığın öneminin, dolayısıyla tohumun da öneminin farkına varılmasını sağlıyor. Ayrıca her konuda olduğu gibi bu konuda da medyada yapılacak yayınlar, kampanyalar, kapsamlı sosyal sorumluluk projeleri ve tohumun yaşam döngüsüne tanık olunacak, -olanaklar ölçüsünde küçük bir saksıdan mahalle bahçesine varan- uygulama alanları bu farkındalığın gelişmesine katkı yapıyor.

Yerel tohumların yaygınlaştırılmasına hizmet etmek için, kendi öz kaynaklarımızla ücretsiz olarak sunduğumuz bu projenin bağımsız şekilde sürdürülebilirliğine destek olmak isteyenler www.bugday.org internet sitesinden derneğimize üye olabilir ve/veya bağışlarıyla katkı sunabilirler.

Doğayla dost bir yaşam için bizler, şehirde yaşayan insanlar olarak neler yapabiliriz?

Şehirde yaşayanlar yapacakları seçimlerle yerel tohumu ve doğa dostu tarım yapan çiftçileri destekleyebilir. Doğa dostu üretim yaptığından emin oldukları çiftçilerden, %100 Ekolojik Pazarlar'dan alışveriş yapabilir, varsa kendi bahçelerinde, bostanlarında bu tohumları ekerek çoğaltabilir ve tohumtakas.org’da paylaşabililer.

Organik pazarlarda doğal ürünlerin insanlarla buluşması çok güzel ancak bu ürünler oldukça pahalı. Sokaktaki vatandaşın da organik ürün tüketebilmesi için neler yapılabilir? 

%100 Ekolojik Pazarlar'ın kuruluş amaçlarından biri de bu zaten. Hem kentli tüketicinin ekolojik ürünlere ulaşılabilirliğini sağlamak hem de doğrudan üreticiden almasını sağlayarak daha ucuza temin etmesine olanak tanımak. 2006’dan bu yana ekolojik pazarların müşteri profiline bakarsanız, çoğunluğun gelir düzeyi olarak orta halli insanlar olduğunu fark edebilirsiniz. Organik ürünün pahalı olduğu konusuna gelince... Elbette ”organik sertifikalı ürün pahalı” imajından haksız kazanç sağlamak kabul edilebilir bir şey değil.

Ancak bu konuda genel anlamda bir algı sorunu var. Aslında organik ürünler değil, konvansiyonel ürünler ”pahalı”. Çünkü ”paha” dediğiniz şey bir bedel ise, konvansiyonel üründe ödediğiniz bedel (kullanılan kimyasallar nedeniyle sağlığınızın tehdit altında olması ve toprak, su gibi doğal varlıklara yönelik tahribat, iklim değişiklikleri vs) çok daha fazla...

Organik ürünlere, sertifika maliyetleri ve küçük çiftçinin az ürününün lojistik vs gibi birim maliyetlerinin daha yüksek olması nedeniyle, daha fazla ödemek zorunda kalıyor olabiliriz ama biraz daha fazla maliyet ödeyerek hem kendi sağlığınızı korumak hem de doğanın sürdürülebilirliğine ve doğa dostu ekonomiye katkı vermek için pek çok şeye değer. 

Röportaj: Şengül Durucu

Haber No: 7990