-- GÜNCEL PROJELER:
-- GEÇMİŞ PROJELER:


Victor Ananias
101 Soruda Organik Ürün Rehberi




Toprağın kalitesi nasıl artırılır: Kompost, işlemesiz tarım, ekim nöbeti
Kategoriler: Gıda ve Tarım, Tarımsal Biyoçeşitlilik
Tarih: 20-Ocak-2019
Yazdır | Arkadaşına Gönder | Yorum Ekle


Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan makaleyi Buğday Gönüllü İletişim Ekibi’nden Dila Balça Öğün çevirdi.

Uzun zamandır devam eden ve yakın zamanda sonuçlanan çalışmalar, tarım toprağına yapılacak kompost, gübre ve benzeri organik materyal ilavesinin topraktaki solucan sayısını, mahsuldeki verimi ve toprağın dengesini artırdığını gösteriyor. İşlemesiz tarım ve ekim nöbeti de toprağın kalitesini artırmada önemli rol oynuyor. Bununla birlikte pestisit kullanılan topraklarda, işlemesiz tarım aynı etkiyi göstermiyor. Yapılan çalışma organik tarımdan konvansiyonel tarıma kıyasla daha az mahsul alındığını gösterse de, organik tarımın olumlu yönlerini vurgulayarak mahsuldeki farkın nasıl azaltılabileceğine dair öneriler sunuyor.

Toprak sağlığı, tarım ve hayvancılığın yanı sıra suyun arındırılması, iklim değişikliğinin zararlarının azaltılması gibi ekosisteme yönelik hizmetler de sunduğundan hayati önem taşır. Zarar görmüş toprağı faydalı hale getirebilmek oldukça yavaş bir süreçtir, dolayısıyla insani zaman ölçeğinde toprak hep yenilenemez bir kaynak olarak ele alınmıştır.

Bu çalışma, toprağı iyi durumda tutacak önlemleri belirleyerek artan bir risk olan toprak kaybını ele almayı hedefler. Araştırmacılar, Avrupa Birliği ISQAPER* projesi bünyesinde 4 zirai uygulamanın toprak kalitesini belirleyen 4 göstergeyi nasıl etkilediğini değerlendirmek için Avrupa ve Çin’deki 13 farklı deney alanından toplanılan 30 deney sonucunu inceledi. Devamında bu sonuçlar Çin’de gerçekleştirilmiş 42 uzun vadeli incelemeden elde edilmiş bilgiler ve tüm dünyada yapılmış zirai çalışmaların kapsamlı denetiminden alınmış 402 gözlemle birleştirildi.

Deneyde faydalanılan 4 zirai uygulama, -toprağa kompost, gübre veya bulamaç gibi organik materyal ilavesi, -işlemesiz tarım, -ekim nöbeti ve daha geniş seviyede, -organik tarım’dı. 4 toprak kalitesi göstergesi ise, topraktaki organik madde içeriği, toprağın PH’ı, toplam dengesi ve topraktaki solucan nüfusuydu. Deney ayrıca bu uygulamaların mahsul verimine olan etkilerini de değerlendirdi.

Araştırmacılar alınan mahsulün ve 4 toprak kalitesi göstergesinin kullanılan zirai uygulamalara nasıl cevap verdiğini, zıttı uygulamaya verdiği cevapla kıyaslayarak bir “skor” üzerinden belirlediler. Örneğin, işlemesiz tarım uygulamasına kıyasla sürülmüş toprak kalitesi. Bir (1)’in altındaki skorlar olumsuz değişim anlamına gelirken (örneğin, zıttı uygulamayla kıyaslandığında mahsuldeki azalma), 1 üzeri skor olumlu bir değişime, bir artışa işaret ediyordu. Skor 1’den ne kadar uzaklaşırsa alınan sonuç o kadar iyiydi.

İncelemeler gösteriyor ki, toprağa organik materyal ilavesi, organik materyal eklenmeyen toprağa kıyasla gerek mahsulde gerekse toprak kalitesini belirleyen 4 göstergede olumlu sonuçlara sebep oluyor. Bu uygulamanın, deneyin gerçekleştirildiği diğer alanlar da hesaplandığında solucan sayısında 2,45 gibi bir skorda artışa sebep olduğu gözlemlenmiştir. Tüm deneydeki en yüksek skor bu olsa da, sonuçların yalnızca 6 deney alanından alındığı unutulmadan bu veriler büyük dikkat ve özenle incelenmelidir.

Organik materyal ilavesi yapılan topraktan alınan hasatta, organik materyal eklenmeyen topraktan alınanla kıyaslandığında 1,67 skorunda bir artış gözlemlenmiştir. İşlemesiz tarım, solucan sayısında 1,53, topraktaki organik madde içeriğinde 1,46 ve toplam dengesinde 1,45 skorunda artışlara sebep olmuştur. Bununla birlikte işlemesiz tarım uygulamasının pestisit kullanılan topraklardaki solucan nüfusunda her zaman artış sağlamadığı görülmüştür.

Organik materyal ilavesinin topraktaki organik madde oranına etkileri ilave edilen maddeyle bağlantılıdır. Yapılan farklı araştırmalar, 10 cm2’lik toprak alana kompost, çiftlik gübresi ve bulamaç ilavesinin, topraktaki organik madde içeriğini sırasıyla %3, %23 ve %21 oranlarında arttırdığını göstermiştir. Ekim nöbeti uygulaması da topraktaki organik madde içeriğine 1,41 skorunda katkı sağlamıştır.

Belirgin olumsuz etkilerden biri 0,94 civarında bir skorla organik tarımın mahsul verimine olan etkisiydi. Bu skor, organik tarımda alınan mahsulün konvansiyonel tarımda alınan mahsulden %4 oranında az olduğunu gösteriyor. İki tarım yönteminden alınan mahsul arasındaki bu fark biliniyor olsa da, araştırmacılar çoklu üretim veya ekim nöbeti gibi özenli zirai uygulamaların farkı azaltmaya yardımcı olacağını söylüyorlar. Araştırmacılar ayrıca organik tarımın çevreye verilen zararın azaltılması ve yüksek piyasa fiyatları gibi özelliklerinin de altını çiziyor.

Çeviren: Dila Balça Öğün / Buğday Gönüllü İletişim Ekibi

KaynakEuropean Commission/Environment

Araştırmanın tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

*ISQAPER Project: Interactive Soil Quality assessment in Europe and China for Agricultural productivity and Environmental Resilience.

Haber No: 8044