Buğday Üyeliğinizle Neyi Destekleyeceksiniz?
Önce doğa önce insan

Kırsal kalkınma, bireylerin gelirini salt tüketim toplumu yaratmak için artırmak anlamına gelmez. Aksine kırsal kalkınmanın çevre, sağlık, eğitim, beslenme, kadın, çocuk ve kültürel gereksinimler karşılandıkça ve doğal kaynaklar korunup geliştirildiği sürece anlam ifade eder.

devamı
Aydan gelen kadın: Şükran Yurdagül

“ÇAĞIMIZIN, gitgide yapaylaşan yaşam biçimleri için üzgünüm. Doğayı bunca bozduktan sonra insanoğlunun, geri dönüş yaparak teknolojiyi doğal yaşam için kullanması umudunu taşıyorum” diye başlayan, daktilo ile yazılmış mektup şöyle devam ediyor; “ Emekli biyoloji öğretmeniyim. Soluğu tükenmiş kentlerde yaşama zorunluluğum kalkar kalkmaz kırsal kesime göçtüm. Köy süt ürünleri, yumurtası, doğal sebze-meyve..vb yemeyi amaçlıyordum. Ama işin içine girince, köy hayvanların yapay yemlerle beslendiğini, toprağın yapay gübrelendiğini, hormonlandığını gördüm...Kendim hayvan beslemeye karar verdim. Bir inek aldım. Derken güzeller güzeli ana ineğimin adına bir çiftlik kurdum.”

devamı
Baraj havzalarında organik (ekolojik) tarım

İçme, kullanma suyu temin eden baraj havzalarında organik tarımsal üretim yapılabilmesi için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Üretimi Geliştirme Genel Müdürlüğü arasında imzalanan protokol ile 38 su havzasının organik tarıma açılması kararlaştırıldı. Protokol ile organik tarımın ülke genelinde yaygınlaştırılması ve tarımsal üretimden kaynaklanan toprak ve su kaynakları kirliliğinin önlenmesini amaçlanıyor.

devamı
Doğa koruma ve kalkınmanın ayrılık zamanı mı?

SON zamanlarda, doğa korumacılar arasında şöyle bir fikir birliği oluştu; “Politikacıların korumayı ciddiye almaları için, bunu kalkınma ile ilişkilendir, yani faaliyetlerini sürdürülebilir kalkınmaya odakla”.

devamı
Bataklık Devedikeni (Cirsium Palustre)

BATAKLIK Devedikeni (Cirsium Palustre) birleşikgiller familyasından Asterales takımından tüm dünyaya yayılmış 1.100’den fazla cinsi ve 20 bin kadar ot, çalı, ağaç türünü içeren familya. Cirsium Palustre 30-200 cm boyunda yaprakları parçalı, kenarları dikenli bir bitkidir. Çiçekleri sap ucunda, açık mor renklidir.

devamı
Bir takvim, bir hareket

İÇİNDEN yazıları ve fotoğrafları alıntıladığımız bu takvim Xarxa Consum Solidari (Dayanışmacı Tüketim Ağı), Barcelona Belediyesi ve La Via Campesina’nın katkısıyla üretilmiş. Katalunya’da kooperatifler ve tüketici gruplar ekolojik, dayanışmacı ve sorumluluk gerektiren tüketim için örgütlenirken, Xarxa ve benzer gruplar adil ticareti Katalunya’ya yaymak için çalışıyor ve adaletsiz uluslararası ticari ilişkileri değiştirmek için mücadele ediyor.

devamı
Van Bitlis yöresinin geofitleri

TOPRAK altındaki kökleri soğan, yumru ve rizomlardan oluşan ve ‘geofit’ olarak tanımlanan çiçekli bitkiler her renkten türü ile Türkiye’nin en güzel ve narin doğal bitki zenginliklerindendir. Ülkemizde, bazıları sadece Anadolu topraklarında yetişen 10 bin tür civarında çiçekli bitkilerden 600’ünü geofitler oluşturur. İkliminin ve coğrafyasının getirdiği özellikleri ile Van – Bitlis yaylaları çok sayıda geofitin doğal yaşam alanıdır.

devamı
Doğal boyalarla kırsal kalkınma / DOBAG

DOBAG projesi halı dokuma geleneği olan yörelere geleneksel boyama tekniklerini yeniden tanıtmak amacıyla oluşturuldu. Projenin daha geniş amacı ise, köylünün geleneksel yaşam biçimini bozmadan onların yaşamına refah getirmek, köyden kente göçü önlemek ve yöresel bitki ve diğer malzemeleri kullanarak, işe yarar biçime dönüştürmekti. DOBAG projesi kapsamında yaklaşık 40 köyde, 350 aile tarafından evlerde halılar üretiliyor.

devamı
Doğa eğitiminde anne babaların rolü

ÇOCUKLAR ve doğa... Çocuklarla birlikte doğada vakit geçirmek bize büyük bir keyif verir. Toprağa dokunmak, ilkbaharda ağaçların kalbini, suyu nasıl dallarına aktardığının sesini dinlemek, doğada dinlenmek bizi ve çocukları rahatlatır. Günümüzde doğayla ilişkimiz birebir, doğrudan olamayabiliyor. Yine de her fırsatta çocuklarımıza doğa sevgisi aşılamaya çalışıyoruz. Bunu biraz daha farkında olarak yapmak ve mümkün olduğunca erken bir yaşta başlamak çok önemli.

devamı
Ekolojik hayvan yetiştiriciliğinde temel ilkeler

TÜRKİYE’de ekolojik hayvan yetiştiriciliğinin ilkeleri beş-altı maddede yalınlaştırılabilir. Kuşkusuz bu metinde yer almayan bir çok ayrıntının varlığından (döngüsel ya da çevrimsel, kapalı üretim gibi) söz etmeyi başka bir yazıya havale ederek...

devamı
Genetik değiştirme işlemleri ve biyogüvenlik

İNSANLIK tarihiyle eşdeğer bir geçmişe sahip olan geleneksel biyoteknoloji, gerçekleşen bilimsel gelişmelerin güncel uygulamalara da yansımasıyla, son 20 yılın evrensel boyutlu en önemli teknolojisi halini aldı. Gıda, tarım, sağlık (tıp ve eczacılık), tekstil, kimya, madencilik, enerji, çevre, sosyal ve etik alanlarla doğrudan etkileşim halinde olan bu dal, uygulamayı da içine alan ve pek çok mesleki disiplinin bir arada çalışmasını gerektiren yaşamsal bir alan konumunda.

devamı
Yüzyılın En Büyük Felaketi: GDO

Yaklaşık 50 sivil toplum kuruluşunun üye olduğu “GDO’ya Hayır Platformu” GDO’ları (Genetiği Değiştirilmiş organizmalar), “yüzyılın en büyük felaketi” olarak nitelendirdi. Kamuoyunun dikkatini GDO tehlikesine çekmek amacıyla bir açıklama yapan platform, Şubat 2004’de yayımladığı “YAŞAM PATENTLEMEZ” başlıklı deklarasyonla birlikte başlattığı imza kampanyasının yanı sıra paneller ve çeşitli etkinlikler düzenlenlenerek konuyu tartışmaya açıyor.

devamı
Onlara “yer açalım”

ÇOCUK resmin tam ortasındaydı ve bütün hareketler, bütün enerji okları ona dönüktü. Hepimiz çocuklarımızın bizden daha yüksek bir bilinç ve yaratıcılık düzeyine ulaşmasını arzularız. Onları bilginin en üst doruklarına çıkartmayı amaçlar, yeteneklerini son noktasına dek geliştirmelerini isteriz ve bunu sağlayacağız da. İrlanda’nın Belfast şehrinde düzenlenen konferansın yer aldığı salonunun her yanından azim ve coşkunun gücü fışkırıyordu; bir yanda biz yetişkinler, öte yanda onlar, yani çocuklar. Onlar sanki başka canlı türüydü... Bir şeyleri kaçırmakta olduğumuz endişesine kapıldım birden. Bazı meslektaşlarımı da aynı şekilde sıkıntılı gördüm. Hepimiz soru işaretleriyle dolu kocaman bir kâğıdın çevresinde toplanmış bir haldeydik. Konferansta tartışılacak konular hakkında ne diyeceğimizi bilemiyorduk.

devamı
Oyun bilgesi

Buğday dergisi 26. sayının dosya konusunun “oyun” olmasına karar verdiğimizde çocuksu bir sevinç yaşadım, en sonunda sıra “çok ciddi” bir konuya gelmişti. Gel gelelim ben her an deneyimlediğim bu yaşamsal olgu hakkında ne yazabileceğimi kestiremedim.

devamı
Yaşam belirtisi HAREKET

Oyun, çocuk için büyüyen bir heyecandır, coşkuyla yaşanır. Günlük hayattaki durumlar her ne olursa olsun -savaşlar, sıcak havalar, zamansızlıklar, dar mekânlar- çocukları oyundan uzaklaştıracak kadar önemli değildir. Oyun bir kere başlamıştır artık…

devamı
Yaşamın vazgeçilmez parçası: OYUN

Bir davranış biçimi, sosyal ilişki hatta bilinç düzeyi olarak tanımlanan oyun, insanı yaşama hazırlayan bir araç aynı zamanda. Bu anlamda çağımızda şiddet içeren, tekdüze, rekabete ve yenmeye dayanan oyunların giderek yaygınlaşmasına şaşmamak gerek. Sosyal değişimi gerçekleştirerek barışık ve ekolojik yaşamları kurmanın yollarından biri de, ekolojik çözümler üreten gerçek insanlarla yüzyüze oynanan oyunlar üretmek olabilir.

devamı
Sivrisineklerle köşe kapmaca

İNSANOĞLU 21. yy’da, bir yandan daha iyiye varmaya çalışırken, bir yandan da çevre sorunlarıyla başa çıkmaya çalışmaktadır. Günümüzde halen doğanın bir “bütün” ve insanoğlunun bu bütünün küçük bir parçası olduğu fikrini kavramamamız sonucu çevreye yönelik tehditlerimiz hızla ve onarılamayacak oranda artmakta ve doğayı oluşturan eko-sistemler bizim müdahalelerimizle hızla tahrip olmaktadır.

devamı
Arslanköy Kadınlar Tiyatro Topluluğu

Arslanköy’de 12 kadın... Yaşları 40-50 arasında, hepsinin de elleri nasırlı, herbirinin en az dört çocuğu var. Başlarının poşusu, ayaklarının şalvarıyla “Biz de varız, buradayız.” diyen 12 kadın söylemek istediklerini tiyatro sahnesine taşıyor.

devamı
Yaşamınızı nasıl oynuyorsunuz?

JOY Drake, Tibetli rahiplerin ruhsal yolculuklarında kullandıkları bir oyunun varlığını duyduğunda, benzer bir oyun oluşturmak istedi. Yıl 1977. O sıralar Findhorn’da yaşıyordu. İnsanların Findhorn’da yıllarca yaşamadan buranın sağladığı dersleri, içgörüleri alabilecekleri bir Findhorn deneyimi yaratmak niyetiyle, hobi olarak bu oyun üzerinde çalışmaya başladı. Kathy Tyler, Joy’a katıldığında ortada hoş ama dağınık fikirler ve kabataslak bir oyun vardı. Kathy disiplini, sezgileri ve toparlayıcı özellikleriyle oyunun ilk versiyonunu bir araya getirdi. Bu arada sayısız oyuncu fikirleri, duyguları, deneyimleri ve sezgileriyle oyunun evrimine katkıda bulunuyordu. 1987’de ortaya “Dönüşüm Oyunu” çıktı.

devamı
‘Oyun oynarız, çünkü canımız ister!’

OYUN oynamak ciddi ve eğlenceli bir iştir ve çocuklar oyun oynamayı severler. Küçük bir küpü diğerinin üzerine koymaya çalışırken gösterdikleri çaba, bebeklerinin saçını tararken yüzlerindeki ciddiyet veya top peşindeyken dünyayı unutmaları, oyunun hayatımızdaki yerini anlamamız için önemli kanıtlardır.

devamı
[Ylk Sayfa] [Önceki] 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 [Sonraki] [Son Sayfa]