Buğday Üyeliğinizle Neyi Destekleyeceksiniz?
Yaşamın vazgeçilmez parçası: OYUN

Bir davranış biçimi, sosyal ilişki hatta bilinç düzeyi olarak tanımlanan oyun, insanı yaşama hazırlayan bir araç aynı zamanda. Bu anlamda çağımızda şiddet içeren, tekdüze, rekabete ve yenmeye dayanan oyunların giderek yaygınlaşmasına şaşmamak gerek. Sosyal değişimi gerçekleştirerek barışık ve ekolojik yaşamları kurmanın yollarından biri de, ekolojik çözümler üreten gerçek insanlarla yüzyüze oynanan oyunlar üretmek olabilir.

devamı
Sivrisineklerle köşe kapmaca

İNSANOĞLU 21. yy’da, bir yandan daha iyiye varmaya çalışırken, bir yandan da çevre sorunlarıyla başa çıkmaya çalışmaktadır. Günümüzde halen doğanın bir “bütün” ve insanoğlunun bu bütünün küçük bir parçası olduğu fikrini kavramamamız sonucu çevreye yönelik tehditlerimiz hızla ve onarılamayacak oranda artmakta ve doğayı oluşturan eko-sistemler bizim müdahalelerimizle hızla tahrip olmaktadır.

devamı
Arslanköy Kadınlar Tiyatro Topluluğu

Arslanköy’de 12 kadın... Yaşları 40-50 arasında, hepsinin de elleri nasırlı, herbirinin en az dört çocuğu var. Başlarının poşusu, ayaklarının şalvarıyla “Biz de varız, buradayız.” diyen 12 kadın söylemek istediklerini tiyatro sahnesine taşıyor.

devamı
Yaşamınızı nasıl oynuyorsunuz?

JOY Drake, Tibetli rahiplerin ruhsal yolculuklarında kullandıkları bir oyunun varlığını duyduğunda, benzer bir oyun oluşturmak istedi. Yıl 1977. O sıralar Findhorn’da yaşıyordu. İnsanların Findhorn’da yıllarca yaşamadan buranın sağladığı dersleri, içgörüleri alabilecekleri bir Findhorn deneyimi yaratmak niyetiyle, hobi olarak bu oyun üzerinde çalışmaya başladı. Kathy Tyler, Joy’a katıldığında ortada hoş ama dağınık fikirler ve kabataslak bir oyun vardı. Kathy disiplini, sezgileri ve toparlayıcı özellikleriyle oyunun ilk versiyonunu bir araya getirdi. Bu arada sayısız oyuncu fikirleri, duyguları, deneyimleri ve sezgileriyle oyunun evrimine katkıda bulunuyordu. 1987’de ortaya “Dönüşüm Oyunu” çıktı.

devamı
‘Oyun oynarız, çünkü canımız ister!’

OYUN oynamak ciddi ve eğlenceli bir iştir ve çocuklar oyun oynamayı severler. Küçük bir küpü diğerinin üzerine koymaya çalışırken gösterdikleri çaba, bebeklerinin saçını tararken yüzlerindeki ciddiyet veya top peşindeyken dünyayı unutmaları, oyunun hayatımızdaki yerini anlamamız için önemli kanıtlardır.

devamı
Hodan (Boraga Officinalis) Boraginaceae

HODANGİLLER (Boraginaceae) familyasından, yapraklarından sebze olarak yararlanılan bir yıllık otsu bitki. Anayurdu Akdeniz’in doğu kesimleridir.

devamı
Bitkilerle eğlen,bitkilerle öğren!

ESKİDEN atalarımız ilacın yerine çeşitli doğal bitkileri kullanırlardı. Bitkilerin canlı renkleri, nefis kokuları vardır. Onları görünce, koklayınca ve onlara dokunduğumuzda bize huzur verirler. Biraz daha bitkilere yaklaşırsanız kıymetini ve ne kadar değerli dostumuz olduklarını hemen anlayabilirsiniz! İşte size, evde kolaylıkla yapabileceğiniz bitki reçeteleri.

devamı
Büyürken...

RUDOLF Steiner, “Çocuk ilk yıllarda baştan sona bir duyu organıdır,” diyor. Özellikle ilk üç yıl tıpkı diğer memelilerde olduğu gibi, çocuğun fizik organlarının gelişerek içine doğduğu ortama uyum sağlaması, başlıca taklit yoluyla gerçekleşir. Bu süreçte annenin duygu titreşimleri, renkler ve seslerle, aynı zamanda dokunuşlarla yarattığı atmosfer ya da “aura” çocuğu damgalar.

devamı
Çember ve Ayşe bebek

Ankara’da bir oyuncak müzesi, 1938’den günümüze gelen oyunlarımızı, oyuncaklarımızı hatırlatıyor bize. Eski oyuncaklarınızı müzeye bağışlayarak dünden bugüne uzanan oyuncak kültürüne, siz de bir katkıda bulunabilirsiniz.

devamı
Kekeça* ve oyun

Çağrı çıkardıkça toplanan “oyun arkadaşlarım.” Tanıdıklar, kısa sürede tanıdıklaşan tanımadıklar. Kekeça: kendin kendini çal… Kendi bedenini kendin çal, “gündelik” olarak kullandığın-kullanmadığın yerleri, alışıldık-alışılmadık biçimlerde çal. Keyifle çal, içinden geldiğinde, geldiğince. Beden perküsyonu, vücut perküsyonu, beden davulu, body percussion, percussion corporelle, körper instrumente…

devamı
Yeni bir ulusal politika: Ekolojik tarım

Buğday derneği yönetim kurulu başkanı Victor Ananias ile Galatasaray ve Bahçeşehir Üniversiteleri öğretim üyesi AB uzmanı Cengiz Aktar tarafından hazırlanan "Yeni bir ulusal politika: Ekolojik Tarım" başlıklı yazı dizisi üç gün süreyle Zaman Gazetesi'nde yayınlandı.

devamı
IFOAM’ın Türkiye Ofisi için görüşmeler sürüyor

IFOAM merkez ofisinden Thomas Cierpka, Türkiye’de kurulması planlanan IFOAM bölge ofisi ve işbirliği imkanlarını görüşmek üzere Türkiye’ye geldi.

devamı
ÇEVRE VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK BOYUTUYLA ORGANİK TARIM

Doğal kaynakların korunması tüm dünya için acil bir sorun niteliği taşımaktadır. Bunun ilk nedeni nüfusun giderek artmasıdır. Her yıl yeryüzüne 87 milyon yeni insan ilave olmaktadır. İkinci neden ise, bu nüfus artışı ile beraber ekonomik faaliyetlerdeki benzeri görülmemiş artıştır.

devamı
Doğa çılgınlığın eline tutsak düşerken; Transgenik ürünler kader mi ?

Doğrusu, insanın bazen isyan edesi geliyor! Bu nasıl bir gidiştir? Bu ne boşverci, neme lazımcı, bize bir şey olmazcı bir tutumdur? Anlamak kolay değil, bu körlüğü!

devamı
Geri dönüşü olmayan yol ayrımında, Transgenik ürünlere hayır !

Çevreye ve insan sağlığına getireceği riskler nedeniyle duyulan korkular ve yarattığı vicdani rahatsızlıklar kadar, insan aklının kolayca anlayamadığı bir teknolojik gelişmeyle elde edilmesiyle de oldukça soğuk ve ürpertici bir etkiye sahip olan ama sayıları da giderek artan transgenik (genetik yapısı değiştirilmiş) ürünlerin piyasaya sunulmuş olmasından büyük gurur duyan kişi ve kuruluşlar, sanki bu işi öncelikle para kazanmak için düşünmemişler de, sırf insanlığın açlığını gidermek, sağlığını korumak ve geleceğini kurtarmak gibi etkileyici bahanelerle açıklamaya çalışıp, gözlerimizi yaşartmaya(!) bayılıyorlar nedense. Oysaki, ürettikleri o tür ürünlerin geniş toplum kesimlerine saldığı şüphe ve endişeleri fark etmemek mümkün değil !

devamı
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE BİYOKÜTLE ile ENERJİSİ

Sürdürülebilir Kalkınma, Enerji Güvenliği, Kirlilik, İklim Değişikliği, Kuraklaşma, Erozyon, Çölleşme Kısırdöngüsü, Yaban Hayatı ve Biyoçeşitlilil, Kırsal Kalkınma, İstihdamda Biyokütle Enerjisi BM, DB, GEF, WEC, IEA ve AB, Türkiye dışındaki adaylarından ABD, Kanada, Avusturalya, Kırgızistan, Özbekistan, Kore, Çin, Hindistan gibi Asya ülkeleri, Brezilya ve G.Amerika, Karayipler ülkeleri ve G. Afrika ülkelerine... A.B.nin Sürdürülebilir Kalkınma ile ilgili araştırma, plan ve uygulamaları yla Türkiye'ye yansımaları sizleri ilgilendiriyor mu? A.B. nin neden "Biyokütle Günleri" Bayramı kutladığını merak eder misiniz?

devamı
ORGANİK TARIMDA TOPRAK VERİMLİLİĞİ, YÖNETMELİKLER VE YENİ YAKLAŞIMLAR

Organik tarımda kullanılan gübre ve toprak düzenleyicileri konusunda yapılan Ar-Ge çalışmaları çok azdır. Üreticiler bu konuda yeterli kaynağa ve bilgiye ne yazık ki ulaşamamaktadır.

devamı
Gün gelir sıkılırsın...

...göğsüne bir şeyler bastırır. Her şey üstüne doğru yuvarlanır sanki evde. Bir şeyler kırılır, bozulur, bozulmayan da gözüne batar. Ne yapsan olmaz, çaya bir yaprak nane atarsın, köpeklerine en sevdikleri bisküviden verirsin, anneni ararsın, yine olmaz. Kalkıp gidersin sonunda: dağa. eskiden gidemezdin, oturur yollara bakar ağlardın, şimdi gitme zamanı diye. Şimdi gidersin.

devamı
Genetik Değiştirme İşlemleri ve Biyogüvenlik

İnsanlık tarihiyle eşdeğer bir geçmişe sahip olan geleneksel biyoteknoloji, gerçekleşen bilimsel gelişmelerin güncel uygulamalara da yansımasıyla, son 20 yılın evrensel boyutlu en önemli teknolojisi halini aldı. Gıda, tarım, sağlık (tıp ve eczacılık), tekstil, kimya, madencilik, enerj, çevre, sosyal ve etik alanlarla doğrudan etkileşim halinde olan bu dal, uygulamayı da içine alan ve pek çok mesleki disiplinin bir arada çalışmasını gerektiren yaşamsal bir alan konumunda.

devamı
Ekolojik TaTuTa

GÜNÜMÜZDE dünyada yoğun olarak yapılan turizm, gıda, tarım gibi büyük sektörlerin tümünde bireylerin beklentilerini yükseltmek ve yükselen beklentileri karşılamaya yönelik sonsuz gibi görünen, herkesin kazançlı çıkabileceği varsayılan bir dönüşüm söz konusudur. Geldiğimiz noktada ise bu kısa süreli kazancın, toplamda üstüne bindiğimiz dalı kesmek, bizi yaşatan bütüne zarar vermek olduğunu, ödeyemediğimiz ve her gün artan faturalar, ekolojik-sosyal-ekonomik çökmelerle bilincimizi değişime zorladığını görüyoruz.

devamı
[Ylk Sayfa] [Önceki] 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 [Sonraki] [Son Sayfa]