Buğday Üyeliğinizle Neyi Destekleyeceksiniz?
Keten tohumu

OMEGA-3 ( N-3 ) yağ asitleri içeren besinlerin sağlığımız açısından önemini belgeleyen araştırma sonuçları arttıkça, beslenme uzmanları, doktorlar ve tüketicilerin, balık yağı ve keten tohumuna ilgileri arttı. Bu ürünlere yönelişin artmasındaki diğer önemli unsur da, vücudumuzun üretemediği N-3 yağ asitlerinin, mutlaka dışarıdan besin yoluyla alınmasının gerekliliği.

devamı
Yeni yağlar eski genler

Omega-3 yağ asitlerinin beslenmedeki önemi

devamı
Tarım ve taşımacılıkta sürdürülebilir enerji: Hayvan Gücü

EKOLOJİK tarımın gelişmesinde insan, hayvan ve motor gücü çok önemli bir rol oynar. Motor gücü, müsait olduğu ve çok pahalı olmadığı koşullarda zaman ve işgücü açısından son derece verimli olabilir, ancak en karlı ve en sürdürülebilir enerji kaynağı değildir. Küçük ölçekli tarımda ve yerel ulaşımda hayvan gücü kullanmak daha uygun ve ekonomiktir.

devamı
Avrupa Ortak Tarım Politikası ve Biyolojik Çeşitlilik Tarımda doğal dengeler

Biyolojik varlıklar, doğal, yarı-doğal ekosistemlerle birlikte tarımsal sistemlerin sağlığı hakkında bilgi edinmemizi sağlayan en kuvvetli göstergeler...

devamı
Türkiye’de, ekolojik tarım

ÜLKEMİZDE ekolojik tarım 1984 yılında yurt dışından gelen taleplerle başlamış ve yine bu taleplere göre çeşitlenerek üretici sayısı, üretim miktarı artarak gelişmiştir. Üretilen ekolojik ürünlerin hemen tamamı ihraç edilmektedir. Buna karşın, iç piyasa son yıllarda gelişme göstermeye başlamış, satışlar özelleşmiş mağazalarda (doğal ürün dükkanları) ve marketlerdeki özel reyonlarda gerçekleştirilmektedir. Ancak bu gelişim yeterli değildir. Herhangi kimyasal kalıntı taşımayan, sağlıklı ve çevre dostu ürünleri kendi halkımızın tüketebilmesi çok önem taşımaktadır.

devamı
Yaban hayatın korunması için ekotarıma çağrı...

İBRAHİM Aksaz, 20 yıl kadar önce Kütahya Merkez Avcılar Kulübü başkanlığı ve Altıntaş bölgesinde çiftçilik yapmakta iken, aşırı avlanmanın toy kuşunun (Otis tarda) yaşam devamlılığını tehdit ettiğini farketti ve koruma başlatmaya karar verdi.

devamı
Barınmanın B’si

İNSANIN çevresini biçimlendirmesi, kendi devinim olanakları ve biçimleri olmuştur. Çocuk gelişimine bakarsak, ayaklanarak yürüme ile dillenme hemen hemen aynı döneme rastlar. Demek ki kaslarına hakimiyet söz konusu; zaten dışkılamayı iradeyle yönlendirebilme de normalde yürüme ve dillenme ile eş zamanlıdır ve ilk çocukluk yıllarında tüm kültür, erişkinlerin el kol hareketlerini ve davranışlarını taklit ederek öğrenilir. Eller ayaklar ve dil insanın iradesini geliştirme ve dünyayı değiştirme, etkileme organlarıdır. İnsan bunun farkına vardıkça bilinci de gelişmiştir.

devamı
Barınağımız Yeryüzü

Yeryüzü bütün canlıların barınağı. Yazılı tarihin çok öncesinde insanın barınağı onu doğanın zor koşullarından koruyan kaya oyukları gibi “doğa eseri” mekânlardı.

devamı
Barınmanın kısa tarihi

İNSANIN konut yapma teknolojisine eriştiği zamana kadar geçen süre bir milyon yılı aşkındır. Bu süre insanın biyolojik, kültürel evrimini sürdürmesi, teknolojiyi geliştirmesi ve konut inşa edecek bir düzeye gelmesi için gerekmiştir. İnsan milyonlarca yıl barınma ihtiyacını mağara, kaya sığınağı, kovuk gibi doğada hazır bulunan yerlerde karşılamıştır.

devamı
Ben bir mucizeyim!

HÜCRE! 3.5 milyar yıldan beri denene denene gelen mucize! Hayatın tanımı, en küçük canlı birim. Ağaçtan böceğe, ottan çiçeğe, yapraktan insana tüm yaşayanların ortak paydası, yaşamın evrendeki adı. İnsan vücudu trilyonlarca hücreden oluşuyor. Her biri temelde aynı, özelde farklı trilyonca hücre. Ve bu hücrelerin, eş zamanlı olarak, üstlendikleri görevleri yapabilmesi ile önce dokular, sonra organlar, sonra sistemler sonra da organizma yani ben var olabiliyorum. İşte bu sebeple, benzersiz bir mucizeyim, mucizeyiz!

devamı
Devedikeni (Carduus marianus)

ASTERACEAE familyasından bazı dikenli bitkilerin ortak adı. Devekengeli, meryemana dikeni gibi adlarla da anılan devedikeni boş tarla ve yol kenarlarında yetişen bir ya da iki yıllık otsu bir bitkidir.

devamı
Cam yoktu!

BU kitabı yazacak mıyım bilemiyorum... Ak toprağı eledim, küreği sağımdaki yığına saplayıp sol tarafımda yatay duran eleğin üstüne savururken; endişem, sorgulamam, sıkıntım olmadan gücümü küreğin hareketine verdim. Eleğin dengesini, ak toprağın tellerin üstündeki akışını, vücudumun duruşunu, yönünü hissettim, düşünmedim, yaptım, düşünerek bulmadım doğruyu, ne de karşısına koydum yanlışın. Yorulunca yön değiştirdim, dönüp ak toprağı soluma alıp eleği sağda gördüm. Devam ettim.

devamı
Ekoloji okulları

BİR gün öğretmenime Afrika’daki çocukların çevre ile ilgili neler yaptığını sordum. O da bana uluslararası projelerden bahsetti. İşte eko-okullar projesiyle böyle tanıştım...

devamı
Ekoloji ve mimari

EKOLOJİK yapı, sağlıklı bir yapı; doğal malzemelerin kullanıldığı, az enerji tüketen ve bu enerjiyi de doğal güneş ışığı ile elde eden, bakımı kolay ve ekonomik olan yapıdır. Bu yapı bulunduğu ortamın/habitatın özelliğine ve kullanıcının koşullarına göre düşünülmelidir.

devamı
Enerji etkin tasarımı: Örnek yapılar

MİMAR olarak toplum ve doğaya karşı sorumluluk ve görevlerimizi yerine getirirken çevreye duyarlı yaratımı ilke ediniyoruz. Bu ilke çerçevesinde çalıştığımız konular arasında yenilenebilir (tükenmez) enerjinin kullanımı, doğadan yağmur sularının toplanarak kullanımı, gri su ve katı atık toplama değerlendirme (doğal döngülerin sağlanması), doğal yapı malzemeleri ve yenebilir peyzaj tasarımlarımız yer alıyor.

devamı
Ev deliği dev deliği

EVİN kısa öyküsüne bir halk sözüyle başlayalım. “Ev deliği dev deliği”. Hepimiz bir an durup düşünelim, evimiz bizim için ne anlam ifade eder? Küçücükmüş gibi görünen evimiz aslında koskoca bir dünyayı hapsetmez mi içinde? O dışardan küçücükmüş gibi görünen dev deliğinde ne acılar, mutluluklar, ne özlemler, sevgiler, kimini hatırlamak istediğimiz, kimini de unutmak istediğimiz ne anılar gizlidir. Evinizden ayrılırken dönüp arkanıza baktığınız zaman şu duvarlar konuşsa neler, neler anlatır deyip derin bir iç geçirdiğiniz olmaz mı?

devamı
Yaşamla uyum ve denge sanatı: Feng Shui

Yin dağın karanlık kısmıdır. Yang ise aydınlık kısmı. Ancak dağ aynı dağdır.

devamı
Kurbağa mimarlığı

İNSANOĞLU nereye gitse, karadaki yaşamını yanında sürüklüyor. Yeni bir yere yalnızca eşyalarını götürmüyor, bütün karasal alışkanlıklarını yanında götürmeye çalışıyor. İzmit’teki balıkçı barakalarıyla karşılaşan biri, bu iki-yaşayışlı yapılara gülümsemekten kendini alamaz. Bir yönüyle karadaki yapılara benzer bunlar; suda direkler üzerinde durduklarını görmesek, yani resmin alt yarısını kapatsak, karasal yapılar olduklarını düşünebiliriz. Ama zaten beni bu yazıyı yazmaya sevk eden şey, onların ayaklar üzerinde, denizin içinde olmaları; diğer bir deyişle, resmin alt yarısı. Resmi katlamadan da bu yapılara bakabilmek gerekiyor, bunu denemeye koyulalım.

devamı
Kutsal Uzunev

YENİ bir yıla, salonun köşesindeki ateşi yakarak girmeyi arzulamıştım. Koca odunları özenle ocağın (cheminée) üstüne yerleştirdim, altını üstünü koli kartonlarıyla besledim. Biraz da, misafirin avucuna döker gibi kolonya serpiştirdim odunlara ve kibriti çaktım. Herşey koliler yanana kadarmış, odunları tutuşturmam mümkün olmadı.

devamı
Topraktan evler

Toprak 9 bin yıldan bu yana barınma malzemesi olarak kullanılıyor. Saman ya da kum gibi çeşitli malzemelerle birlikte kullanılan toprak, geleneksel yöntemlerin yanı sıra geliştirilmiş uygulama teknikleriyle temel yapı malzemelerinden biri olmayı sürdürüyor.

devamı
[Ylk Sayfa] [Önceki] 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 [Sonraki] [Son Sayfa]