AYURVEDA

Doğa ile uyumlu, sağlıklı ve mutlu yaşama sanatı

devamı
ONUM .

Hastalığı kavramak için önce iyilik halini anlamak gerekir. Bugün yeniden her yaşam sürecinin ara ilişkiler yumağıyla birbirine bağlı olduğu gerçeği farkediliyor. Öyle ki, herhangi bir ilmeği çekiştirmekle bütün etkileniyor ve birisini aradan çıkarmakla bütünün dengesi değişiyor. Çok temel bir antik bilgi bu.

devamı
Namus Ağacı HAYIT (Vitex Agnus-Castus)

HAYIT, kışın yapraklarını döken, oldukça baharatlı bir kokuya sahip, beyaz-mor çiçekli çalımsı bir ağaççıktır. Çiçekleri yaz sonu açar ve sonbaharda minik yemişler verir. Yaprakları 5-7 yaprakçıktan oluşur. Aynı zamanda 'beşparmak otu' olarak da bilinir. Akdeniz bölgesinde bolca bulunur. Kökü, yaprakları, yemişleri şifa için, sapıysa sepet yapımında kullanılır. Hayıtın bilimsel adı Yunanca'da namus anlamına gelen agnos-castus’tan gelir.

devamı
Terapi Rehberi

Yaygın olarak kullanılan doğal terapilerden bir kaç örnek...

devamı
Kalkınma Köyden Başlar

Bir zamanlar güneşi göstermeyen ulu ağaçların anası toprağa ne oldu da, bir mısır sapını bile besleyemez duruma geriledi?

devamı
Tarihten bir parmak Bal...

Yüzyıllardır hem dünyada hem de ölümden sonraki yaşamda insanoğluna hizmet etmiş bal. Eski bir geleneğe göre, enlenen çiftler avuçlarından bal yiyerek birbirlerine kötü söz söylemeyeceklerine ve el kaldırmayacaklarına dair söz verirlermiş. Kimi kültürlerde diğer dünyaya girişin anahtarı olarak kabul edilmiş. Kimi kültürlerdeysee insanlar ölülerini balla mumyalamışlar.

devamı
Yenilenebilir Enerji

İNSAN, yaşamını doğal çevrede sürdürürken ihtiyaçlarını da doğal kaynaklardan sağlıyordu. Kurutmayı ve ısınmayı güneşle, tahıl üretimini rüzgarla yapıyor, bir kandilin ışığıyla aydınlanabiliyordu. Nüfus artıp ihtiyaçlar çeşitlenince, "daha çok" ve "daha hızlı"yı isteyen insan, yeni kaynakların arayışına girdi. Önce buharın keşfinde olduğu gibi kullandığı kaynakları yoğunlaştırarak "daha fazla" enerji elde etti. Ancak suda yaptığı yoğunlaştırmayı güneşin dağınık enerjisini birleştirmek için denemek yerine daha kolay bir yolu seçti. Yakılmasıyla daha fazla enerjiyi açığa çıkaran yakıtlara yöneldi. Fakat bu yakıtların çevreye ve atmosfere verdiği zarar, sağladığı faydayı gölgeledi.

devamı
Enerjinin dansı

BAŞLANGIÇTA bir şey yoktu. Yokluk, varlıkların yokluğundan meydana gelen bir yokluktu. Hiçbir şey yoktu; ama bu yokluk, bir boşluk durumu değildi. Olmayanın içinde olanın potansiyeli vardı. Ama olmayanın olan ile ilgili bir tasarımı yoktu

devamı
Yeni bir enerji kaynağı:

Enerji verimliliğine yatırım yapılan ülkelerde, tasarruf edilen elektriğe "Negavat" adı veriliyor. Negavat, bu ülkelerde yeni santraller kurarak elde edilen megavatların yerini alıyor ve artan talebi karşılamak için onlarca elektrik santralı inşa etmek yerine, daha az enerjiyle daha fazla iş yapmayı sağlayan teknolojilere yatırım yapma seçeneği kullanılıyor.

devamı
Yaşamak için mi öğrenirsiniz? Yoksa, yaşamak öğrenmek midir zaten?

YAYGIN olarak kabul görür ki, aile, okul ve sosyal çevre, bireyin bedensel, zihinsel ve ruhsal gelişiminde küçük yaşlardan itibaren kalıcı izler bırakır. Çocuklarımızın üstünde nasıl izler bırakmak istiyoruz? Çocuklarımızın nasıl bireyler olmasını istiyoruz? Aslında bu soruların yanıtını verebilmek için başka sorular hakkında da düşünmüş olmak gerekiyor. İnsan nedir? İnsanın varlık sebebi nedir? Bu sorulara verilen yanıt, alttan alta eğitim sisteminin de temel değerlerini biçimlendirir.

devamı
Eğitimde alternatif uygulamalar

Bundan yüzlerce yıl önce okul yokken, insanlar çocuklarını kendileri yetiştiriyorlardı. Tarım toplumuyla birlikte, çocuklar yaşama hazırlanırken, kazanacakları becerilerin karmaşıklaşması sonucunda aileler yetersiz kalmaya başladı. Kurumsal olarak okullar, başlangıçta mesleki boyutta yaşama hazırlamak amacını taşıyordu. Ardından toplumu yönetmeye talip kesimin ayrı bir eğitim alması fikri doğdu. Yunan filozofu Eflatun da eserlerinde yönetici sınıf için ayrı okullar olması gerekliliğinden söz ediyordu. Önce elit kesime hitap eden bu sistem bir süre sonra, okullu olmanın statü kazanma işlevini beraberinde getirdi.

devamı
Aydede ve Biz

Uydumuz Ay, üzerimizdeki etkisini hatırlamamızı bekliyor!

devamı
Kadın Beslenmesi

SON yıllarda benimsediğimiz batılı yaşam tarzının hayatımızı kolaylaştırdığını düşünüyoruz. Çünkü artık hemen her şeyi marketlerde paketlenmiş olarak bulabiliyor, öğlenleri işyerimizin yakınındaki fast-food restoranlarında karnımızı doyuruyor, diyet yaptığımızda kilo vermeyi kolaylaştırıcı ürünler kullanıyor, sıkça tatlı krizlerine girip çikolata paketine sarılıyor, serinlemek için kolalı içecekleri tercih ediyoruz. Ağız tadımız değişti. Artık annemizin yemeklerine burun kıvırıyor, çocuklarımıza hamburger yediriyoruz. Oysa tüm bu değişiklikler nedeniyle daha sık hastalanıyoruz. Kanser sözcüğü günlük dilimize yerleşti bile. Zannediyoruz ki kanser dışarıdan gelen bir mikrop. Öylesine gelip bizi buluyor, hasta ediyor. Kalp hastalıkları da keza. Oysa beslenme tarzımızda yapacağımız değişikliklerle yaşantımızı etkileyen pek çok hastalığa karşı daha dirençli olabiliriz.

devamı
Et yemeden yaşayabilir miyiz?

İnsan türünün binlerce yıldır bitkisel besinlerden zengin, hayvansal içerikli besinlerden fakir bir beslenmeye sahip olduğu biliniyor. Bir canlı türü olarak bakıldığında homo sapiens hem sadece et, hem de neredeyse sadece sebze ve meyve içerikli bir beslenme biçimiyle yaşama yeteneğine sahip hepcil (her şeyi yiyen) bir yiyicidir.

devamı
Sağlıklı beslenme yasaları

Sağlıklı yaşamanın en temel kurallarından biri sağlıklı beslenmek. Beslenme deyince her ne kadar akla yemek yemek gelse de, sağlık için sadece diyet yapmak yeterli değil. Ruhsal ve zihinsel sağlığımız en az bedensel sağlığımız kadar önemli. Ve ruhumuzla zihnimizi beslemedikçe bedenimiz sağlıklı olamaz. İşte bedenimiz, ruhumuz ve zihnimiz için sağlıklı beslenmenin kuralları.

devamı
Kimyasal tarım ilaçlarına DİKKAT!

Tarımsal üretimde 40 çeşit kimyasal ilacın kronik etkilerinin yanı sıra, kullanımı sırasında akut zehirlenme ve ölüm olayları da görülüyor. Dünya Sağlık Örgütüverilerine göre, her yıl 500 bin kişi tarım ilaçları ile zehirleniyor ve bunlardan 5 bini bu nedenle yaşamını yitiriyor. Bugün ABD’de ve ülkemizde yaygın olarak kullanılan tarım ilaçlarının beyin, lenf kanseri ve lösemi yaptığına dair veriler giderek çoğalıyor.

devamı
El ve ayak masajıyla tüm organlara yayılan şifa: Refleksoloji

Hızlı yaşam ve modern teknolojiyle birlikte, çevre sorunları, elektronik kirlilik, parasal problemler ve küresel sorunlar vücudumuza ve ruhumuza dengesizlik getiriyor, sinir sistemimizi yoruyor, direncimizi azaltıyor. Bu da çeşitli fiziksel ve ruhsal rahatsızlıkların kaynağını oluşturuyor. Terapi niteliğinde bir masaj tarzı olan refleksoloji, vücutta tıkanmış olan enerji kanallarını açarak stresin etkilerini hafifletiyor, derin bir rahatlama getirerek sinir sisteminin normal çalışabilmesini sağlıyor ve böylelikle rahatlayan bir vücut kendi kendini iyileştirebiliyor.

devamı
Bitkisel çay cenneti: Anadolu

Anadolu’da 50-60 kadar bitki çay olarak kullanılıyor. İşte Anadolu’da yetişen bitkisel çayların özellikleri, taşıdıkları kimyasal maddeler, çay olarak hazırlanmaları ve yararları…

devamı
Un ile suyun mucizesi: MAKARNA

Makarnanın vatanı tam olarak bilinmiyor. Makarna deyince her ne kadar İtalyanlar akla gelse de, Marko Polo seyahatnamesine bakılırsa makarnanın anavatanı Orta Asya...

devamı
GÜL ve ailesi...

İran'da doğup tüm dünyaya yayılan gül, eşsiz güzelliği, kokusu ve tedavi edici özelliğiyle çiçeklerin kraliçesidir... Doğada kendi kendine yetişen yüzlerce tür ve çeşit yaban gülünün yanında yetiştirilen güllerin sayısı binleri aşıyor. Gülgiller ailesiyse bitkiler aleminin en ilginç ve renkli simalarını barındırıyor.

devamı
[Ylk Sayfa] [Önceki] 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 [Sonraki] [Son Sayfa]