Buğday Üyeliğinizle Neyi Destekleyeceksiniz?
DOĞAL ÜRÜN DÜKKANLARI

Bilinçli yaşama uzanan köprüler DOĞAL ÜRÜN DÜKKANLARI

devamı
TRANSGENETİK ÜRÜNLER

Doğa, çeşitli türleri kendi düzenine göre oluşturmuş. Kırmızı, beyaz, benekli, şeker, ayşekadın… Bu fasulyelerin hepsi ayrı bir gıda. Her bir yaradılış farklı diğerinden. Doğadaki çeşitliliği azaltmaya çalışan tek yaratıksa insan. Kendi çıkarları için doğanın düzenini bozmaya çalışan…

devamı
EKO-TARIMA ALTERNATİF ÇÖZÜM

Tüketicilerin yüzde 98’inin ekolojik ürünler hakkında bilgisi yok. Bunun en önemli nedeni, ekolojik ürünlerin yeterince tanınmaması ve pazar payının düşük olması. Üreticiler ise, daha fazla emek harcayarak üretecekleri ekolojik ürünlerin pazar payı konusunda endişe taşıyor.

devamı
Karagün dostu: Adil ticaret

Avrupa'da Adil Ticaret Vakfı'nın etiketini kullanan firmalar ürünlerini doğrudan üreticiden alıyor. Ürün sağlayan üretici ve firmalar sürekli kontrol altında tutuluyor ve standardın altına düşmeleri engelleniyor.

devamı
EKO-TEKSTİL

Türkiye’de ekolojik olarak elde edilmiş olan çeşitli liflerden (pamuk, yün, keten vb.) havludan iç çamaşıra, döşemelik kumaştan pazar çantasına kadar her çeşit ekolojik tekstil ürünü üretilebiliyor. Fakat tüketicilerin klasik anlamdaki beğenilerini çevreye duyarlı tüketim anlayışına çekebilmek, zaman alacak gibi görünüyor.

devamı
Kentte ekolojik bahçeler

II. Dünya Savaşı yıllarında, Montreal’de gıda kıtlığı baş gösterince, bir grup kentli, "kent bahçeciliği"ni başlatmış. Bu organizasyon zaman içinde gelişip gıda güvenliği ve kent içi eko-tarımcılığında uzmanlaşmış bir sivil harekete dönüşmüş. Adı; eko-insiyatif. Kentlilerin ve yerel grupların katılımıyla,kentin farklı bölgelerinde oluşturulan 14 eko-bahçe ağını organize ediyorlar. Amaç, kentlilerin temiz toprakla haşır neşir olmaları. Kendi eko-ürünlerini kendi uğraşlarıyla elde ediyor ve ortaklaşa tarımsal faaliyetleri yoluyla, kentli paylaşımını "doğal ve insani" çerçeveye oturtuyorlar.

devamı
Saman balyasından ev

İlk örnekleri Kuzey Amerika’nın otlak arazilerinde görülen saman balyası evi, dünya genelinde tahıl üretimi yapılan bölgelerde hızla yayılmakta olan, sürdürülebilir, alternatif bir model. Samandan inşa edilmiş bir duvar kolaylıkla onarılıyor. Hiç bir alet gerektirmeden, ustası olmayan birisi tarafından bile kolayca kurulabiliyor. Ayrıca samandan inşa etmek yaratıcılığı teşvik ediyor. Saman balyası ile inşa edilen binalar "nefes alınabilir" olarak tanımlanıyor. Kolay ve kısa sürede uygulanabilir olması nedeniyle; özellikle kırsal kesimde ve afet sonrasında tercih ediliyor.

devamı
Patates ve Devrim

Tıpkı domates, darı, çikolata ve hindi gibi Amerika kökenli bir yiyecek olan patatesin değeri Avrupa’da geç anlaşılmış. Veba, kolera gibi bulaşıcı hastalıklardan kırılan Almanlar, patatesi bu hastalıkların kaynaklarından biri olarak görmüşler ve sadece domuz yemi olarak kullandıkları bu garip kökü, Fransız savaş esirlerine yedirmekte bir sakınca görmemişler. Ancak 18. yüzyılda halk, tahıl kıtlığından kırıldığında yıllarca hor görülen patates imdada yetişmiş. Sonra da giderek değeri yükselmiş. Önce Fransız kralı 16. Louis, geniş alanlara diktirdiği patatesin çiçeğini şapkasına takarak tanıtımını yapmış. Fransız İhtilali’nden sonra da Cumhuriyetçiler, bir zamanlar Antoniette’in güllerine ayrılan Tuileries bahçelerini patates tarlasına çevirmişler.

devamı
Anadolu’da yeni yıl

Her çağda bir yıldan diğerine geçerken doğada meydana gelen değişimler insanları uğraştırmıştır. İnsanoğlu büyü ile mevsimin gelişini geciktirebileceğini veya öne alabileceğini sanarak yağmur yağdırmak, güneş çıkartmak, hayvanları çoğaltmak, toprak ürünlerini artırmak amacıyla törenler düzenlemiştir. Ülkemizin değişik yörelerinde yeni yılı karşılamak için değişik oyunlar çıkarılmaktadır. Bu oyunların çıkarılma tarihleri de bölgeden bölgeye değişiklikler göstermektedir. Bu değişikliklerin nedenleri ise iklim farklarıdır. Yeni yılın gelişi havaların ısınmasına eş değer olarak kabul edilmekte yani baharın gelişi, yeni yılın gelişi anlamında yaygın olarak kutlanmaktadır.

devamı
ÇÖPÜN DEĞERİ

Belli bir değer ödeyerek satın aldığımız, kullandıktan sonra işimize yaramadığı için attığımız “çöp”, yarattığı çevre kirliliğinin ötesinde artık sosyal ve ekonomik bir değer. İstanbul’da her gün üretilen 8 bin 500 ton çöpten enerji ve gübre üretilirken, ÇEVKO geri kazanım projelerini hayata geçirip, okullarda eğitim çalışmaları yapıyor, Şişecam yılda 70 bin ton atık cama yeniden hayat kazandırıyor. Bu projeler hem daha az tüketimi destekleyerek kaynak israfını önlüyor, enerji tasarrufu sağlıyor. Türkiye’de yıllık 3 milyon ton geri kazanılabilir atığın ekonomik değeriyse, 150 trilyon lira.

devamı
Pratik Rehber

Pratik Rehber

devamı
Toprağın gıdası: Organik atıklar

Doğal atıklar, verimlilik ve besin değeri açısından toprağın en önemli yaşamsal ihtiyaçları arasında yer alıyor. Hayvan ve insan dışkısından kemik ununa, ayçiçeği sapı külünden tütün tozuna, su yosunundan çay artığına kadar çoğunluğun "işe yaramaz çöp ve atık" olarak nitelendirdiği organik atıklar, gübre olarak kullanıldığında yiyeceklerimizin besin değerini artırıyor.

devamı
Bırakarak özgürleşin

“Kullanıp harcadıklarıma sahiptim, biriktirip sakladıklarımı yitirdim, ama verdiklerim benimdir işte…”

devamı
AROMATERAPİ: Kokunun gücü

Aromaterapi, bitkisel özyağları kişinin fiziksel, duygusal ve ruhsal sağlığı için kullanarak bedenin iyileşme gücünü ortaya çıkarıyor. Bu doğal terapi yöntemi, masaj, buğu, kompres ve mekanın kokulandırılması yoluyla fiziksel ve duygusal iyilik hali sağlıyor.

devamı
Tuz; azı karar, çoğu zarar

Dünyada yaklaşık yedi milyon kilometrekare tuz bulunuyor. Ama sadece kapladığı alanla, yemeklere verdiği tatla, sebze, et ve balıkların bozulmasını engelleyen koruyucu özelliğiyle değil, kutsal bir sembol olmasıyla da tarih sayfaları arasında yerini alıyor tuz. Antik Yunan düşüncesine göre toprak, hava, su ve ateşin tümünü içerdiği için kutsal bir sembol. Birçok dinin şeytan çıkarma ayinlerinin de bir parçası. Bu kadarla kalmıyor; tuz, günümüzde birçoğu sağlık alanında olmak üzere 14 bin ayrı ürünün imalatında kullanılıyor.

devamı
Mutfaktaki ‘ÇÖP’ler

İyi bir mutfak bilgisi en çok sebzelerin dilini çözmekle başlar. Bunun için de “dış”tan başlamak gerekir aş ayinine. Yani, kabukları, sapları “çöp” deyu atmayıp onları da dahil etmek gerekir yemek pişirme işine.

devamı
Milas Pazarı: Rüya rüya içinde

Bir köşede sepet sepet, sele sele zeytinler... Ham zeytin, salamura zeytin, çekiçte... Dağ taş zeytin. Toptan bir zeytin ticareti harıl harıl cereyan etmekte. Uzaktan bir örs ve çekiç mükemmel bir ritm döşüyor bu resme. Beride teneke teneke tahinciler uzanıyor... Pazarın kıyısından göbeğine çark ediyoruz. Ve işte kocaman meyve-sebze pazarı. Kucak dolusu nergisler ve efsanevi Ege otları! Artık tamamen bu hengameye teslimiz. Birbirimizi kaybetmemek için göz izi sürmeyi filan bırakıyoruz. Kaybedip kaybedip buluyoruz nasıl olsa...

devamı
12 bin yıllık gelenek

Anadolu pazarları ilk üretime geçişten bugüne, yaklaşık 12 bin yıllık bir süreçte Anadolu’da yaşam kültürünün en canlı ve en renkli sergilendiği ortamlar olmuş.

devamı
Önüm, arkam, sağım, solum bilişim

YILDIZ ve gezegenlerin dansı, atomaltı parçacıkların karşılaşması, arının çiçekle buluşması, iki maymunun mimik değiştokuşu, yunusların yolculukları sırasında birbirlerine seslenmeleri, insanların konuşmaları yaşamın temel taşlarından ilişki ve iletişim olgusunun somut görüntüleridir.

devamı
OMURGAYA DİKKAT!

Omurga, organlarımızla beynimiz arasında iletişimi sağlayan sinirlerin ulaşımını sağlayan bir anayol… Bu yolda meydana gelen her kaza, yolu tıkıyor ve sinirlerin hareketini engelliyor. Sinirler, ulaşmaları gereken organlardaki işlevlerini yerine getiremeyince sorunlar başlıyor… Kayropraktik bilimine göre, hastalıkların büyük bir kısmı sinir sisteminin ulaşımını sağlayan omurgada meydana gelen tıkanıklardan kaynaklanıyor. Kayropraktiğin amacı omurgayı etkileyerek, bedenin sahip olduğu potansiyeli tam olarak kullanabilmesini ve organların sağlığına kavuşmasını sağlamak.

devamı
[Ylk Sayfa] [Önceki] 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 [Sonraki] [Son Sayfa]