-- GÜNCEL PROJELER:
-- GEÇMİŞ PROJELER:
BUĞDAY Ekolojik Yaşam Dergisi

 

Buğday Ekolojik Yaşam Bülteni ve Dergisi 1998-2009 yılları arasında yayımladığı 57 sayısı ile doğa dostu yaşam bilgisini geniş kitlelere ulaştırdı. Ele aldığı konularla eğitici bir yayın olmakla birlikte ekolojik yaşam alanında bir iletişim noktası olan Buğday Dergisi, Şubat 2009’da daha geniş bir kitlelere ulaşmak amacıyla Buğay Derneği’nin üyelerine gönderilen bir Buğday Ekolojik Yaşam Rehberi’ne dönüştü.

İlk dokuz sayısı bülten olarak yayınlanan Buğday, Eylül 1999’dan itibaren dergi kimliğiyle yayımlanmaya başladı. Şubat 2009’da 49. sayısı yayımlanan Buğday Dergisi, 11 yıl boyunca, hayatın hiç bir alanını dışarıda bırakmadan, bütüncül bir bakış açısıyla ; ekolojik tarım, ekolojik ürünler, ekolojik turizm, sağlıklı beslenme, geleneksel yaşam, koruyucu sağlık ve bireysel gelişim gibi konularda kaynak ve iletişim noktası oldu. Bu amaçla sayfalarında, uzmanların yazılarına, Türkiye ve dünyadaki gelişmelere yer vererek, ekolojik yaşam alanında ortak bir iletişim ağı oluşturdu.

Ele aldığı konularla eğitici bir yayın olmakla birlikte ekolojik yaşam alanında bir iletişim noktası olan Buğday Dergisi, “doğadan gelen şifa”, “ulaşım”, “ekolojik tarım-ekolojik ürünler”, “eko-turizm-tüketmeden keşfedin”,  “çöp ve atıklar”, “beslenme”, “enerji”, “sürdürülebilir kalkınma”, “temizlik”, “üretim”, “savaş ve barış”, “kendini tanıma yolunda...”, “barınağımız yeryüzü”, “kentte ekolojik yaşam”, “alışveriş” gibi dosya konularıyla ekolojik yaşamın her alanında başvurulan bir “kaynak” olmayı sürdürüyor.

Derginin eski sayılarını aşağıdaki telefon, e-mail adresinden veya %100 Ekolojik Pazarlardan edinebilirsiniz.

http://www.bugday.org/pdf/bugdaydergiindex.xls



Telefon: (0212) 2525255
selma@bugday.org

 

Sayfa No: 52
Yaşam boyu EĞİTİM
Yyl : 2002
Sayy : 14

HABERLER

  • Samsun’da Ekolojik Yaşam Kulübü
  • İstanbul’da Uluslararası UFO Müzesi
  • Gıdadaki Kalıntılara Duyarlılık Çağrısı

DOSYA; EGITIM
Yaşam Boyu Eğitim
Yaşamak için mi öğrenirsiniz? Yoksa, yaşamak öğrenmek
midir zaten?
Yazı: Selen Akhuy

Eğitimde Alternatif Uygulamalar

Bundan yüzlerce yıl önce okul yokken, insanlar çocuklarını kendileri
yetiştiriyorlardı. Tarım toplumuyla birlikte, çocuklar yaşama hazırlanırken,
kazanacakları becerilerin karmaşıklaşması sonucunda aileler yetersiz
kalmaya başladı. Kurumsal olarak okullar, başlangıçta mesleki boyutta
yaşama hazırlamak amacını taşıyordu. Ardından toplumu yönetmeye talip
kesimin ayrı bir eğitim alması fikri doğdu. Yunan filozofun Eflatun da
eserlerinde yönetici sınıf için ayrı okullar alması gerekliliğinden söz
ediyordu. Önce elit kesime hitap eden bu sistem bir süre sonra, okulu
olmanın statü kazanma işlevini beraberinde getirdi.
Okula gitmek statü ve meslek edinme gibi ayrıcalıklı olma durumunu
yaratınca, bu elit tabakanın gittiği okullardan herkes yararlanmak istedi.
Yaşama hazırlama işlevinin yanında okullar için yeni işlevler belirlenmeye
başladı. Söz konusu işlevlerin zamanla çoğalmasi okulların
yaygınlaşmasına neden oldu. Bu yaygınlık sonucu okullar artik ideolojik
boyutta kullanılan bir araç haline gelmişti ve her ideolojisinin bir eğitim
sistemi vardı.
Bugün okullarda sorunları çözmek için farklı yöntemler kullanılıyor. Ancak
bu farklı uygulamalardaki ortak sorun, herkese sonuna kadar eşit eğitim
eğitim verilmediği için bir “eleme” sisteminin kullanılması ve bunun
herkesi çılgınca bir yarışa itmesiydi. Bu arada ideolojik eğitim sistemlerine
yönelik olarak farklı eğitim uygulamaları geliştirildi. Marjinal topluluklar da
sorunları çözmek için uyguladıkları sistemlere bağlı olarak kendi eğitim
sistemleri yarattılar.
Örneğin ABD’de aile içi ve okuldaki şiddetin yoğun olarak yaşandığı kenar
mahallelerdeki sorunların çözümü amacıyla Hing/Scope okulları açıldı.
Bunun yanında Türkiye’de görsel ve iştsel bakımdan daha kaliteli bir
eğitimi amaçlayan Müfredat Laboratuvar Okulları kuruldu.
İşte dünyada ve Türkiye’de bireysel ve toplumsal iyileşmeye bir adım
olarak uygulanan alternatif eğitim yaklaşımlarından bir örnek…
MONTESSORI EĞİTİMİ ; Beş duyunun eğitimi
WALDORF EĞİTİMİ; Özgür iradeyi kullanabilme yetisi
HIGH/SCOPE YAKLAŞIMI; Hoşgörülü bir öğrenme ortamı
SUMMERHILL OKULU; Yaşama hazırlık

Bir Sevgi Okulu ; FINDHORN

Yazı: Victor Ananias
İçimde kuvvetini hissettiğim ışığı daha çok ihtiyaç olabilecek yerlerde
kullanılabilmek, hayatın bana verdiklerini bir nebze karşılık verebilmek için
yeniden yola çıktım. O zamandan beri vakıfla dostça dayanışmam aralıklı
ziyaretlerle devam ediyor. Bana göre Findhorn’un büyüsü ve başarının
sırrı; bireylere, yargılama, dünyayı-çevreyi değiştirme yerine kendini
keşfetme, kendini sevmeyi ve sevginin uygulanabilir, yaşanabilir bir şey
olduğunu öğretmesinde. Findhorn gerçek bir okul.
* Findhorn Vakfı; Ne zaman nasıl kuruldu, bugüne nasıl geldi?..

Haydi kırlara…

Yazı: Esra Başak
Tanımladığımız kalıplardan bir anlamda “kurtulmamız” ve farklı bir eğitim
ortamı yaratabilmek için gerekli bilgiye nasıl ulaşacağımızın yanıtı doğanın
eğiticiliginden geçiyor. Doğanın bütünselliğini kavramak kendi doğamızı
anlamamıza yardım edecek; bu da yaratıcılığımızın ve yeteneklerimizin
farkına varmamızı sağlayacaktır.

Hasandede Köyü’nde eğitim kampı; Turşu. Kerpiç ve
reçel…


Çevre eğitim projeleri
Yazı: Meltem Ceylan

Sivil Toplum Kuruluşları ve çevre eğitimi

Okulda ekoloji

İnsanın kendini gerçekleştirme çabası
Röportaj: Oya Ayman

25 yıldır dünyanın çeşitli yerlerinde eğitim konusunda çalışmalar yapan ve
bu çalışmalarını “Neo-Hümanist Eğitim “adlı kitabinda toplayan Ananda
Rama, Türkiye’de bir yandan için “Çocuklar İçin Yoga” adlı bir kitabın
hazırlıklarını sürdürürken, bir yandan da yetişkinlere ve çocuklara yoga
dersleri veriyor.
Neo Hümanist eğitim konusunda çalışmalar yapan ve seminerler veren
Ananda Rama, eğitim insanın kendi kendisini gerçekleştirme çabasına
yardımcı olduğunu söylüyor.

Di mi?
Yazı: Tugay Başar

ÇOCUKLARIMIZ
“Hep yeniden doğuyorum”
Yazı: Tutku Çetın

BİREYSEL GELİŞİM
Yolunuzu arayacak kadar meraklı mısınız?
Yazı: Sally Bradbrook
Birçoğumuz hayatımızın bir aşamasında öğrendiklerimizi yeterli buluyoruz
ve zaman geçtikce daha az hareket ediyoruz, yenilik aramıyoruz,
bildiğimiz alanlarda, alışık olduğumuz şekilde hareket ediyoruz. Oysa
çocuklar gibi, merak ettiğimiz ölçüde keşfedip heyecanlanıyor, daha çok
şey öğreniyor ve yaşamın anlamını kavramaya yaklaşabiliyoruz.

İZLENİM

“Şarkı söyleyen, dinleyeni yoksa ölür”

Yazı: Yıldız Dağdelen
Sokaklarda, marketlerde, her tarafta kulağında cep telefonu, birileriyle
haberleşen insanlar görüyoruz. Birçoğumuz da bilgisayarın önünde
dünyanın dört bir yanındaki tanıdık tanımadık insanlarla haberleşiyor. Eğer
bu iletişimse, bugüne kadar iletişimsiz yaşamışız demektir

EKOTARIM

Ekolojik tarıma davet
Yazı: Umur Gürsoy Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk
Sağlığı Ana Bilim Dalı
Ekilebilen tarım arazilerinin büyüklüğü, tarımdaki insan gücü, biyokütle,
güneş ve biyogübre gücü açısından şanslı bir konumda bulunan
Türkiye’de, ekolojik tarım üretimi ulusallaştırıken, ekolojik Pazar ulusal
besin tüketimi karşılayabilir. Ayrıca dış girdi gerekimemesi nedeniyle
ekolojik tarım, ekonomik kısır döngüsünü kırmakta çiftcimize yeni bir umut
kapısıda olacaktır.
* Küba nasıl başardı?

BESLENME

Sokakta ev yemekleri

SAĞLIK

Çiçeklerin iyileştirici gücü
Yazı: İpek Çaldemir Doğal terapi uzmanı
Hastaların çoğunun fiziksel değil, zihinsel ve duygusal kaynaklı olduğu
görüşüne dayanan Çicek Terapisi, korku, umutsuzluk, kaygı gibi pek çok
duygusal problemin fiziksel hastalıklara yol açtığı savunuyor. Yabani
bitkiler, çicekler, ağaç özlerinin vücudumuzda yarattığı pozitif etki,
duygusal problemlerin tedavisine destek olarak fiziksel rahatsızlıkları da
önlüyor.